tebesirtozu 40 Takipçi | 13 Takip

DRAMA NEDİR?

2007-03-30 21:35:00

DRAMA NEDİR?Drama, çocukların dünyayı daha iyi tanımaları için etkili bir araçtır:* Sosyalleşmeye katkıda bulunur. * Çocuğun kendini ifade etmesini sağlar. * Demokrasi ve eşitlik duygusunu geliştirir. * Yaratıcı düşünme ve yaratıcı ifadeyi etkiler. * Çocukların, çatışmalarla olumlu biçimde baş etmesine olanak sağlar. * Dramanın çocuğa en büyük katkısı, tıpkı çocuk oyunlarındaki gibi, kurgu ve     gerçeklik arasındaki metaforik dili kurması ve geliştirmesidir. * Dramada çocuk, oyun oynadığının bilincindedir ve bundan büyük haz duyar. Bu da, estetik hazza yakın bir haz duygusudur. * Okulöncesinde de, ilköğretimde de dramanın en önemli işlevi, eğlenme ve mutluluk duygusudur.* Drama çocukları neşelendirir, umut ve iyimserlik duyguları yaratır, yaratmalıdır. * Drama, en çok çocuğun öznel dünyası ve kişiliği hakkında ipuçları verir. * Drama programını okulöncesi eğitim programından ayıramayız. * Öğretmen özgür ve özgün davranabilir.* Dramada, öğreten ve öğrenenin rolleri kimi zaman karışabilir.* Drama yaşantısaldır; çocuklarla birlikte öğretmen de neşeli, hoş drama yaşantılarına sahip olabilir. Öğretmen, çocukların şaşırtıcı, özgün, yaratıcı düşüncelerinden yararlanabilir. * Drama, en çok çocuğun öznel dünyası ve kişiliği hakkında ipuçları verir. * Drama ve doğaçlamalarda içtenlik ve doğallık çocukların temel özellikleridir.Okulöncesinde ya da ilköğretim düzeyinde, çocuklarla ya da tüm diğer drama gruplarında, iyi ya da kötü oynamaya ilişkin yargılamalar yapılmaz. Dolayısıyla dramada temel ölçüt, çocuğun katılımıdır. Dramaya "istekli mi?", "Oynamak, canlandırmak, rol almak istiyor mu?" soruları dramanın özünü oluşturur. Ancak, oynamaya isteksiz olan çocuklar zorlanamaz. Bazı çocuklar sessizce izleyerek de dramaya katılabilirler.Literatürde dramanın katılanlarda empati kurma becerisini geliştirdiği yer almaktadır. Drama empatiyi geliştirir, ancak uzun süreli ve bir sürece dayalı olarak gerçekleştirilebilirse. Ben merkezcilikten diğergamlığa geçişte dram... Devamı

KAVRAM HARİTESI NASIL HAZIRLANIR?

2007-03-30 21:28:00

                              ÖZEL ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ-I DERSİ  Ödev 5: ‘‘KAVRAM HARİTALARI’’ İçindekilerKAVRAMLAR VE KAVRAM HARİTALARI…………………………………………...…2KAVRAM ÖĞRENME……………………………………………………………………..4KAVRAM GELİŞTİRME SÜREÇLERİ…………………………………………………...5KAVRAM AĞLARI………………………………………………………………………....5KAVRAM HARİTALARI………………………………………………………………...….6KAVRAM HARİTASI OLUŞTURMA…………………………………………………..….6KAVRAM HARİTALARINI KEŞFETMEK……………………………………………..….7KAVRAM HARİTALARI TEKNİĞİ……………………………………………………......8Kaynaklar……………………&he... Devamı

ÖĞRETMENLER İÇİN GÜZEL BİR SİTE

2007-03-30 21:24:00

http://fen.bilimi.sitemynet.com/ Devamı

BEN HAYATTA EN ÇOK BABAMI SEVDİM

2007-03-30 20:29:00

Hayatta Ben En Çok Babamı Sevdim Bu aziz ülkenin bütün çocuklarının aydınlık ufuklara varması ülküsü ve özlemi ile diyar diyar gezen gönül seyyahı  Maarif Müfettişlerine (Milli Eğitim Bakanlığı Müfettişi) ve onların çocuklarına bir Maarif Müfettişi olan Hasan Ali YÜCEL "BEYEFENDİ" nin can oğlu Can YÜCEL' in güzel şiirini saygı ile yayınlıyorum...           Hayatta ben en çok babamı sevdim.     Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk     Çarpı bacaklarıyla – ha düştü, ha düşecek –     Nasıl koşarsa ardından bir devin,     O çapkın babamı ben öyle sevdim.     Bilmezdi ki oturduğumuz semti,     Geldi mi de gidici – hep, hepp acele işi! –     Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi.     Atlastan bakardım nereye gitti,     Öyle öyle ezber ettim gurbeti.     Sevinçten uçardım hasta oldum mu,     40’ı geçerse ateş, çağ’rırlar İstanbul’a,     Bi helallaşmak ister elbet, diğ’mi, oğluyla!     Tifoyken başardım bu aşk oy’nunu,     Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu.     En son teftişine çıkana değin     Koştururken ardından o uçmaktaki devin,     Daha başka tür aşklar, geniş sevdalar için     Açıldı nefesim, fikrim, canevim.     Hayatta ben en çok babamı sevdim.                                               CAN YÜCEL... Devamı

FELSEFE GRUBU SÖZLÜĞÜ

2007-03-28 21:59:00

FELSEFE GRUBU DERSLERİ SÖZLÜĞÜ İÇİN TIKLAYIN; KARDEŞ BLOG http://gurkanadam.blogcu.com/ Devamı

SOSYOLOJI NEDİR?

2007-03-27 21:22:00

SOSYOLOJİ NEDİR?Sosyoloji insan toplumlarını bilimsel,sistematik ve eleştirel olarak inceleyen sosyal bir bilimdir. Bu sosyolojinin en genel düzeyde tanımlanmasıdır. Sosyolojinin araştırma konusu toplum ve toplumsal yaşamla ilgili olgu ve olaylardır. Toplumun yapısı, organizasyonu, değişimi, işleyişi, ... sosyolojinin ilgi alanı içine girer. Toplumun yapısını keşfetme, toplumdaki grupları bir arada tutan veya onları birbirinden ayıran, uzaklaştıran güçlerin neler olduğunu ortaya koymak, toplumsal yaşamı değiştiren ve dönüştüren koşulları belirlemek, insanlar arası ilişki ve etkileşimlerin yapısı ve işleyişi ile ilgili kural ve ilkeleri ortaya koymak, sosyal davranışı toplumsal bağlam içerisinde açıklamak,.... sosyolojinin en temel amaçları arasında yer alır. Yukarıda da ifade edildiği gibi toplum ve toplumsal yaşamla ilgili olgular (evlenmek, boşanmak, göç, kentleşme,suç,terör, spor,....)sosyolojinin araştırma konusunu oluşturur. Toplum sosyolojik açıdan sosyal bir gerçekliktir. Ancak bu gerçeklik, fiziksel bir gerçeklik gibi doğrudan algılanan ve deneyimlenen bir gerçeklik değildir. Sosyal gerçeklik insanlar arası ilişki ve etkileşimleri, grup yaşamını, gruplar arası ilişkileri, kültürü, sosyal kurumlar ve tüm bunların insanların sosyal davranışları üzerindeki etkilerini anlatan bir kavramdır. Bu bağlamda sosyal gerçeklik sosyal davranışlarımızı şekillendiren sosyal bir güç olarak tanımlanabilir. Örneğin; nasıl mevsimler faaliyetlerimizi, giysilerimizi ve yaşamla ilgili seçimlerimizi etkileyebiliyorsa , sosyal gerçeklikte sosyal davranışlarımızı biçimlendirir.İçinde yaşadığımız toplumun ekonomik yapısı, aile düzeni, kültürü, yönetim biçimi, nüfusu, dini, ahlak anlayışı.... sosyal davranışlarımızı şekillendirir. Örneğin; hangi partiye oy verdiğimiz, eş seçimimiz, yaptığımız meslek , boş zamanları değerlendirme biçimimiz ,…toplumsal koşullardan etkilenir.İnsan davranışları üzerinde toplumsal koşulların etkili olması sosyal davranışın çözümlenmesinde, toplum... Devamı

MEDENİ HUKUK (Tüzel Kişiler)

2007-03-26 22:03:00

Tüzel Kişiler   1-Giriş     I-Tüzel Kişi Kavramı:   Ortak bir amacın sürekli olarak gerçekleşmesini sağlayacak örgütlenmeye sahip kişi veya mal topluluklarına birleşen kişi veya malı tahsis eden kişiden bağımsız bir kişilik tanınmıştır.İşte bu tür kişi veya mal toplulukları “tüzel kişiler “ diye tanımlanmıştır.Tüzel kişiden söz edebilmek için kişi veya mal topluluğunun örgütlenmiş olması sürekli bir amaca sahip olması ve topluluğu teşkil eden veya ondan yararlanan fertlerin şahıslarından bağımsızlaşmasına hukuken imkan verilmiş olması gerekir.   II-Tüzel Kişilik Kazanılmasının Koşulları:   1-Örgütlenme Unsuru:   Bir kişi veya mal topluluğunun örgütlenmiş olması amacını gerçekleştirecek organlara sahip olmasıdır.Kanun koyucu kişi veya mal topluluklarının hak süjesi olarak hukuk alanında hareket edebilmeleri için yeterli ve gerekli organları her birinin niteliklerini göz önünde tutarak tayin etmiştir.Bu organlar sayesinde tüzel kişi hukuk alanında bağımsız olarak varlığını etkin kılabilir.Örgütlenmemiş bir topluluk bağımsız bir hak süjesi olamaz.   2-Sürekli Amaç Unsuru:   Tüzel kişilik belirli bir amacı gerçekleştirmek üzere birleşmiş kişi veya mal topluluklarına tanınabilir.Amaç kişi topluluklarında ortak bir menfaatin karşılanmasıdır.Söz konusu kazanç paylaştırılmaya yönelik parasal bir menfaat olabileceği gibi bir manevi menfaat de olabilir.Tüzel kişilik ancak sürekli bir amaca hizmet için örgütlenen kişi veya mal topluluklarına tanınabilir.   3-Bağımsızlığa Hukuken Cevaz Verilmesi:   Tüzel kişilik tanınmış kişi veya mal toplulukları bağımsız bir kişiliğe sahiptir.Kişi topluluğunda bağımsızlık bünyesinde birleşen kişilere karşıdır.3.kişilere karşı da tüzel kişi bağımsız bir hak süjesi olarak hukuki ilişkiler kurar.Kazandığı malvarlığı değerleriyle karışmaz bağımsız olarak tüzel kişiye ait olur.Ancak bağımsızlık kişi veya mal topluluğuna tüzel kişilik tanınmasının sonucudur.Hang... Devamı

2104 SAYILI TEBLİĞLER DERGİSİ

2007-03-26 21:55:00

İLKÖĞRETİM VE ORTAÖĞRETİM KURUMLARINDA ATATÜRK İNKILÂP VE İLKELERİNİNÖĞRETİM ESASLARI YÖNERGESİ TD 2104, 18/01/1982 1981-1982 Öğretim yılında Ortaöğretim Kurumlarının I. , II. , III. sınıfları ile Temel Eğitim Okullarının VIII. sınıflarında okutulmaya başlanan Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi Programı, bu dersin "Amaçları" ile amaçlara varmak için ders öğretmenlerinin izleyecekleri yöntemleri belirleyen "Açıklamalar", 2087 ve 2090 sayılı Tebliğler Dergisi'nde yayınlanmış ve uygulamaya konulmuştur. Bu uygulama sırasında İnkılap Tarihi dersinin amaçlarının gerçekleşmesinin, öğrencilerin Atatürkçü olarak yetişmesi ve Atatürkçülüğü davranış haline getirmelerinin; öğretim sistemi içinde sadece bu ders ile ilgili öğretmenlerin belirli saatlerdeki öğretim programlarını uygulamaları ile sınırlı kalacağı ve bu konudaki kişisel çalışmaların yetersiz olacağı düşünülmektedir. Oysa, bütün öğretmenlerimizin Milli Eğitim Temel Kanunu ve genel programlarda yer alan amaçlar doğrultusunda hareket ederek, öğrencilerini Atatürk İnkılapları ve ilkelerine bağlı yurttaşlar olarak yetiştirmeleri görevlerinin gereğidir. Bu durumda ise, okullarımızdaki her türlü branş öğretmeni ile sınıf öğretmenlerinin derslerinde yeri geldikçe bu konuya önemle eğilmeleri ve programlara uygun biçimde etkinlik göstermeleri zorunlu bulunmaktadır. Bakanlığımız Talim ve Terbiye Başkanlığında, uygulamaya konulan Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi Programlarının yanı sıra diğer ders programlarının geliştirilmesine çalışılmakta; bu çalışmalarda öğrencileri Atatürk'e bağlayıcı esaslar ve yöntemler üzerinde durulmaktadır. Bundan sonra yeniden bastırılacak kitaplar için düzenlenecek şartnamelerde de bu. konuya daha çok önem verilecek; ilk planda bastırılacak bütün kitaplarda, konulara göre Atatürk'ün özdeyişlerinin dikkat çekici biçimde yer alması sağlanacaktır. Ancak, Bakanlığımızdaki program çalışmalarının sonu alınıncaya kadar, öğrencilerin Atatürkçü olarak yetiştirilmelerini sağlamak içi... Devamı

TÜRK MEDENİ KANUNU

2007-03-26 21:30:00

                                       Türk Medeni Hukuku     Hukuk toplumda şahısların davranışlarını ve ilişkilerini düzenleyen ve uyulması devlet zoruna (müeyyidesine=yaptırım) bağlanmış olan kuralların bir bütünüdür.   Belli bir zamanda belli bir toplumu düzenleyen hukuk kaidelerine “yürürlükteki hukuk” =pozitif hukuk=müsbet hukuk=mevzu hukuk  denir.       Doğal Hukuk                                                Pozitif Hukuk (De lege ferenda)                                            (De lege lata) -Tarihten beri en iyi ilkeleri                            -yürürlükteki hukuk                     içeren ideal olması gereken                                    ----yazılı hukuk   hukuktur.                                &nb... Devamı

ANAYASA HUKUKU

2007-03-26 21:26:00

Anayasa Hukuku Hukuk:Toplum hayatını düzenleyen kurallar bütünü (ihlal durumunda devlet otoritesi tarafından yaptırım uygulanır) Anayasa:Devlet faaliyetlerini  düzenleyen yasa metni.Devletin oluşum biçimini düzenler.Hem devleti hem bireyi kapsar.Devletle birey ilişkilerini hukuk kurallarına bağlı olarak düzenler Pozitif Hukuk: Yürürlükteki Hukuk kuralları Anayasa Üstünlüğü Kuralı:Diğer hukuk kurallarının anayasa metnine uygun olması kuralıdır.(1982 anayasası 11.mad.)Anayasa mahkemeleri bunu denetler. Anayasal Yönetim:Fransız ihtilalinde ortaya çıkmaya başladı. Mutlmutlak Monarşi:Bir kişinin devlet otoritesi olması.Tüm kuvvetlerin tek elde olması.(eski düşünceye göre kral tanrının temsilcisi bu yüzden yetkiler sınırsız.Teba bu yetkilere uymak zorunda olan kralın yönetimi altındaki halk.)  18.yy. Anayasacılık hareketleri:Amerika’da İngiliz kolonileri anayasal yönetimlerin temelini attı.İlk Virginia sonra da diğer koloniler bağımsızlık bildirgelerini yayınladılar.O zamanlar Hukuk ta fransızcanın daha etkili olması sebebiyle Fransız ihtilalinin etkileri daha geniş ve daha hızlı göstermiş oldu. Meşruti Monarşi:Devlet yetkileri anayasaca düzenli.Parlamentoda da aristokratlar yer alıyordu.  Osmanlı-Türk  Anayasacılık hareketleri: 1839 Tanzimat Fermanı ile batıya benzer bir takım gelişmeler oldu.-Tanzimat Fermanı:Kişinin haklarını düzenleyen bir metindir ama anayasa değildir çünkü tek taraflı bağlayıcı bir metindir.Amaç Osmanlının batının gelişmesini yakalayabilmek. -1854 Islahat Fermanı:Anayasa değil yaptırım uygulayabilecek bir mekanizma mevcut değil.İçeriği her Osmanlı vatandaşının haklarını belirtmek (vergi,askerlik memurluk din ırk ayrımı olmadan)  -1876 Kanun-i Esasi:Anayasa metnidir.Anayasa hareketlilikleri neticesi... Devamı

KAMU YÖNETİMİ SORULARI

2007-03-26 21:18:00

KAMU YÖNETİMİ SORULARI   Ulkemizde yöneticilik mesleğine hazırlama amacıyla kurulmuþ kurum hangisidir?   Amme Idaresi Enstitüleri     Devlet memurlarının sorumluluk almaya hazır ve istekli olmaları için neler gereklidir?   a) Sağlıklı kariyer fırsatları kendilerine hazırlanmıþ olmalıdır. b) Ucret bir sorun olmaktan çıkmalıdır c) Yükselme teminatına bağlanmıþ olmalıdır d) Kendilerine idarede bir değer ifade ettikleri duygusu aþılanmalıdır.   Personel idaresi sürecindeki aþamalar?   a) Celp ve iþe alma b) Pozisyon sınıflandırması c) Değerlendirme d) Yükseltme   Kamu personel rejiminde reform konusunda ilk adım ne zaman atılmıþtır?   1960     Türk Kamu Personel Rejimine yön veren ilkeler?   a) Liyakat b) Eþitlik c) Sınıflandırma d) Güvenlik ilkesi     Ulkemizde devlet memurlarının ücret rejimi ile ilgili düzenlemenin yapıldığı tarih?   1965   Idarenin istikrarlıve dengeli tutulması için esas alınması gerekli olan nedir?   Tarafsızlık   Fiyat  artıþlarıyla beraber  maaþlara otomatik zam yapılmasına ne ad verilir?   Değiþken Maaþ Basamağı   Iþlerin yeniden düzenlenmesi için kullanılan yöntemler?   a) Rotasyon b) Iþi büyütme c) Iþi zenginleþtirme d) Ekip kurulması     Türk Kamu personel rejimine egemen olan ilkeler?   a) Liyakat Ilkesi b) Kariyer lkesi c) Tarafsızlık ilkesi d) Güvenlik ilkesi   Memur olmanın genel koþulları?   a) TC. Vatandaþı olmak b) Kamu haklarından mahrum olmamak c) En az ortaokul mezunu olmak d) 18 yaþını doldurmuþ olmak e) Askerlikle bağlantısı bulunmamak   Tek ücret ilkesine getirilmiþ önemli istisnalara örnek?   Ek göstergeler   Ulkemizde yöneticilik mesleğine h... Devamı

EĞİTİM YÖNETİMİ SORU VE CEVAPLARI

2007-03-18 17:28:00

1. Aşağıdakilerin hangisi  kamu hukukunun bölümlerinden değildir?   A)Medeni Hukuk   B)İdare Hukuku    C)Ceza Hukuku    D)Mali Hukuk Cevap:A   2.7 Kasım 1982 tarih ve 2709  sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası kaç asıl, kaç geçici maddeden oluşmaktadır?   A)177 asıl 16 geçici                     B)178 asıl,17 geçici C)179 asıl 18 geçici                     C)180 asıl,19 geçici Cevap:A   3. Aşağıdakilerden hangisi 1982 Anayasasının benimsediği temel ilkelerden değildir?   A)Hukuk devleti ilkesi                B)Sosyal devlet ilkesi C)Ulusal devlet ilkesi                 C)Liberal devlet ilkesi Cevap:D   4. Aşağıdakilerden hangisi yasama organının görev ve yetkilerinden değildir?   A) Yasa koymak. B) Başbakanı seçmek C) Uluslar arası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak. D) Para basılmasına ve savaş ilanına karar vermek. Cevap:B   5. Aşağıdakilerden hangisi Cumhurbaşkanının yürütme ile ilgili görevlerinden değildir?   A) Başbakanı atamak ve istifasını kabul etmek. B) Başbakanın isteği üzerine bakanları atamak ve görevlerine son vermek. C) Genelkurmay Başkanını atamak. D) Kanunları yayımlamak. Cevap:D   6. Aşağıdakilerden hangisi doğrudur?   A) İl daimi encümeni valinin başkanlığında halkın seçtiği üyelerden oluşur. B) Valinin aylık harcamalarının bütçeye uyğunluğunu il daimi encümeni denetleri C) İl genel meclisinin kararları hiçbir makamın onayına tabi değildir. D) İl özel idaresi başında valinin bulunduğu bir mülki idare kademesidir. Cevap:B   7. Kural olarak y... Devamı

PROTOKOL KURALLARI

2007-03-18 12:54:00

  AMME İDARESİ ENSTİTÜSÜ  PROTOKOLYÖNETİMİ KAMUSAL YAŞAMDA PROTOKOL VE SOSYAL DAVRANIŞ KURALLARI Kamu Yönetimi UzmanıTODAİE   ANKARA, 2005 BİR İNSANIN NİTELİĞİ, KIYAFETİYLE; NEZAKETİ, DAVRANIŞIYLA; BİLGİSİ, KONUŞMASIYLA; BECERİSİ, İŞİYLE; GÖRGÜSÜ, YEMESİ-İÇMESİYLE   ORTAYA ÇIKAR. YAŞAM ALANIMIZ KAMUSAL (RESMİ) ALAN SOSYAL ALAN ÖZEL ALAN GÖRGÜ VE NEZAKET KURALLARI PROTOKOL KURALLARI KAMUSAL YAŞAMDA PROTOKOL KURALLARININ TAM OLARAK UYGULANDIĞI RESMİ ALANLAR:  MAKAM ODASI MAKAM ARABASI VE RESMİ ARABA TOPLANTI VE TOPLANTI ODASI TÖREN VE TÖREN ALANI RESMİ DAVET VE ZİYAFETLER    PROTOKOL KONULARI  ÖNCELİK- SONRALIK SIRADÜZENİ MAKAM ODASI VE MAKAMDA DAVRANIŞLAR TOPLANTILAR VE BRİFİNGLER TÖRENLER VE TÖRENSEL ETKİNLİKLER RESMİ (TÖRENSEL) KONUŞMALAR DAVET VE ZİYAFETLER (Resepsiyon, Kokteyl ve  Resmi Yemekler) OTURMA DÜZENLERİ (Makamda, Arabada           Toplantıda, Törende ve Yemekte) ULUSAL VE KURUMSAL BAYRAKLAR PROTOKOL YAZILARI, RESMİ YAZILAR VE İMZA KURALLARI GÖREVE BAŞLAMA, GÖREVDEN AYRILMA; GÖREV DEVİR-TESLİMİ ZİYARETÇİLERİ VE KONUKLARI KARŞILAMA AĞIRLAMA VE UĞURLAMAYÖNETSEL DAVRANIŞLAR (Ast-üst ilişkileri) SOSYAL DAVRANIŞLAR (Hitap, Selâm,Takdim,   Tanıştırma, Konuşma/Telefonda Konuşma,   Yemek Yeme, İçki İçme ve Şerefe Kadeh  Kaldırma, Çay/Kahve İçme, Teşekkür Etme,  Hediye ve Çiçek Alma ve Sunma) KIYAFET (GİYİM) İŞ GÖRÜŞMESİ VE MÜLAKATLAR  KARŞILAMA, AĞIRLAMA VE UĞURLAMA  GİYİM VE GÖRÜNÜM  YEME - İÇME    PROTOKOLÜN ANLAMLARI 1. TÖRENDÜZEN (Törensel kurallar) 2. SIRA... Devamı

ÇAĞDAŞ YÖNETİM DÜŞÜNCESİNİN EVRİMİ

2007-03-18 00:19:00

NEO-KLASİK DÜŞÜNCE SİSTEMİNİN ÖNCESİ İnsanoğlu toplu halde yaşamaya başladığı ilk günden itibaren dağınık da olsa bir takım yönetim işlevlerini görmek mümkündür. 1796’ da buharın güç olarak kullanılmaya başlanmasından sonra üretim küçük bireysel çabaların dışına çıkmış ve büyük fabrikalarda yığınlar halinde insanlar çalışmaya başlamıştı. İşte bu tür bir üretim bazı sorunları da beraberinde getirmişti. Artan üretim işgücü sahiplerinin daha fazla kar etme isteğini kamçılamış ve işçileri daha uzun sürelerle çalıştırma yoluna gitmişlerdi. 1800 lerin başlarında bir yöneticinin en iyi yatırımının “ hayati makinalar” olarak adlandırdığı işçilerin olduğunu savunan Owen, çalışma şartlarını iyileştirmenin yanı sıra üretimi arttırıcı bir takım düzenlemelere gitti. Gene aynı dönemde Babage bilimsel yönetim uygulamanın hem üretkenliği arttırdığını hem de maliyetleri düşürdüğünü ileri sürdü. Babage iişbölümünün ilk savunucularındandır. Ona göre fabrikadaki işler analiz edilmeli ve bu işleri gerçekleştirmek için gerekeler belirlenmeliydi. Bu görüşler yönetim alanında ilk olan düşüncelerdi. Ama yönetim bilimi dediğimizde bu bilimin öncüsü olarak Taylorı söylemek gerekir.     FREDERİCK W. TAYLOR VE “BİLİMSEL YÖNETİM” İşletme yönetimiyle ilgili birtakım ilkeler ileri sürülmüş olamakla beraber , modern yönetimin Taylor ile başladığı görüşü genel kabul görmüştür. Kendisinin asıl geniş çapta tanınmasını sağlayan 1912 yılında Amerika Kongresinin bir komisyonunda yaptığı savunmasıdır. Taylor’a göre bilimsel yönetim geleneksel kuralları bilimsel kurallarla değiştirmek ve bilginin örgütlenmesidir. Bir işi yapmanın en iyi bir tek yolu vardır ve yöneticinin görevi işte bu yolu bulmak ve işgörenlerine öğretmektir. 1911’de kendisini yönetim konusunda büyük üne kavuşturan “Bilimsel Yönetim İlkeleri” adlı eserini yayınlayan Taylor’un bilimsel yaklaşımları daha ustabaşılık dönemlerinde başlamıştı. Taylor , iş... Devamı

1984- GEORGE ORWELL

2007-03-18 12:05:00

George OrwellBÝN DOKUZ YÜZ SEKSEN DÖRTÝngiliz romancýsý ve denemecisi George Orwell, 1903 yýlýnda Hindistan'da doðdu. 1922 yýlýnda öðrenimini tamamladýktan sonra Birmanya'ya giderek Ýmparatorluk Polis Teþkilatý'na girdi. 1928'de teþkilattan istifa etti ve anýlarýný Burmese Days (1933) adý altýnda yayýnladý. Ayný yýl yazdýðý Down and Out in Paris and London adlý kitabýnda Paris ve Londra'da geçen günlerini anlatý Ýspanya Ýç Savaþý üzerine izlenimlerini, Katalonya'ya Selam (1938) adlý kitabýnda aktardý. Çaðdaþlarýný modern dünyanýn sorunlarý üzerinde düþündürmek isteyen ve birçok eleþtirmenin 'Ýngiltere'nin Bilinci" olarak nitelendirdiði Orwell'in Swift tarzýnda yazdýðý Hayvanlar Çiftliði (1945) ve 1949 yýlýnda yayýnladýðý 1984 adlý romanlarý gelecek ile ilgili düþüncelerini yansýtan bir çeþit vasiyetname niteliði taþýr. George Orwell, 1950 yýlýnda Londra'da öldü.ORWELL BÜYÜK BİRADERİMİZ1984, Orwell'in sanatýnýn tacýdýr ve ku§ku götürmez biçimde, dikenlerden oluþmuþ bir taçtýr bu.George Orwell, edebiyat dünyasýna damgasýný vururken bir yandan da, çevresindeki mutsuzluða mahkûm dünyayý düzeltmeye çalýþýyordu. Gerçek bir liberal olduðundan, küçük þeyler aracýlýðýyla düzeltmeye çalýþýyordu dünyayý. Programlar Pog-romlarý getiriyor. O halde, güllerle kurbaðalara ya da daha anlamlý olduðunu düþünüyorsanýz,... Devamı