tebesirtozu 40 Takipçi | 13 Takip

ÖZEL EĞİTİM VE DRAMA

2011-09-19 16:27:00
ÖZEL EĞİTİM VE DRAMA |  görsel 1

ÖZEL EĞİTİMDE DRAMA

Mehmet TUNÇER

MEB Denetçisi-Sosyolog-Eğitimci Ankara-2011

 

DRAMA

Drama ile öğrenme yöntemi önceden hazırlanmış olup olmamasına göre iki çeşittir. Hareket, konuşma ve taklit gibi öğelerden yararlanarak doğa ve toplum olaylarının hayali bir ortamda canlandırılmasına drama ile öğrenme yöntemi denir. Bu yöntem çoğunlukla öğrenilenin pekişmesi aşamasında kullanılır. Bu yöntemde çocuklara gördüklerini ya da hayal ettiklerini hareket, konuşma ve taklit yoluyla anlatma olanağı sağlar. Onlar, başkalarını durum ve davranışlarını canlandırırken kendi duygu ve düşüncelerini de belirtme fırsatları verir. Drama ile öğrenim yönteminde öğrenciler hem kendisini hem de arkadaşlarını daha iyi tanımaya başlar ve okula, arkadaşlarına, öğretmenine olan bağı kuvvetlenir.

Drama ile öğrenme yöntemi önceden bir hazırlık yapmadan o an doğaçlamalarla bir öğrenme gerçekleşiyorsa bu drama “yaratıcı drama” denir. Bu yöntem öğrencilerin düşünmesini olaylara bakış açısını ve hayal gücünü geliştirir. Eğitici drama da sahne, kostüm, seyirci ve ezber çalışması yoktur. Çünkü amaç başkalarını eğlendirmek ya da etkilemek, sahnede kendini kanıtlamak değildir. Yani önemli olan ( çocuklar için ) mükemmel olmak değil sürece katılmaktır.(http://tebesirtozu.blogcu.com)

Drama ;

 - Rol yapmayı,

- Duyguların ifade edilmesini,

- Hayal gücünün geliştirilmesini,

- Bilinçaltının ortaya çıkmasını,

- İletişim kurmayı,

- Birbirini tanımayı,

- Kuralları tanımayı,

- Birbirini anlamayı,

- Problem çözme yeteneğini geliştirmeyi,

- Neden-sonuç ilişkisini kurmayı öğretir.

Öğrenmenin temel şartlarından birisi etkinliktir ve birey etkin olduğu sürece daha iyi öğrenir. Dramatik oyun bireyin etkin olduğu ve üzerinde prova yapılmayan bir gösteridir. Yurdumuzda yaratıcı drama normal eğitim programları ile bütünleşmeye başlamıştır. Ancak özel eğitim gerektiren çocuklarda pek kullanılmamaktadır. Sınıftaki dramatik oyunlar, oyuncuların kendileri ve oyun oynarken edindikleri tecrübe ile ilgilidir. Bu oyunlar provasız, anında yaratılan, genelde yapısı öğretmen tarafından şekillendirilen ve herkesin bir göreve sahip olduğu grup faaliyetidir. Çocuklar bu dramatik oyunlar sırasında duygu ve düşüncelerinin yanı sıra korku ve özel ilgilerini de ortaya koyarlar. Ayrıca, dramatik oyun dışında yaşamayacakları olayları da yaşayabilirler (Karın yağması gibi). Eğitimde drama yönteminin en etkili şekli, öğretmenin de rol aldığı tüm grup doğaçlamasıdır. Ancak öğretmen oyun sırasında oyuna karışmamalıdır. Öğretmenin önce, çocuklara neyi öğreteceğine karar vermesi gerekir. Sonra öğrenme işinin nerede yapılacağı, çocuklar ve öğretmenin rolü, olayın düğüm noktası ve başlangıçta çocukların dikkatini çekmek için ne yapılacağı belirlenmelidir. Dramatik oyunlar sırasında gürültü problemi çıkabilir. Eğer gürültü, problem çözmeye yönelik değilse, çocuklar oyuna ilgilerini kaybetmişlerdir. O zaman oyun hemen durdurulup, tamamen farklı bir oyun başlatılmalıdır.

Pek çok oyunun sonunda tartışma yapılır. Tartışmada açık uçlu sorular sorulur ve tek bir doğru cevaba gidilmez. Tartışmanın amacı; oynanan problemi tanımak, çözümünü öğrenmek ve diğer çözüm yollarını keşfetmektir. Zekâ özürlü çocukların oyunu da birçok yönden, benzer zekâ yaşındaki daha küçük normal çocukların oyununa benzer ve daha yavaş bir hızla bu modeli takip eder (Lunzer ve Hulme, 1966). Drama, zekâ engelli çocukların öğrenme ve kendilerini ifade etmelerinde normallerden daha fazla yararlı olur. Engelli çocuklar sıkıldıkları için disiplin problemleri vardır. Bunlara yardımcı olmak için de sanat, müzik ve özellikle drama ile ilgilenmelerini sağlamak yararlı olacaktır. Ancak, bu çocukların oyunlar sırasında gerçeğe daha yakın tutulmaları gerekmektedir.

Uygulanan drama etkinliklerinin bir amacı olmalı ve çocukların gelişimine yararlı olması için de, günlük yaşantı ile ilgili konular üzerinde çalışılmalıdır. Seçilen konuların canlandırılmasında parmak oyunları, kukla, maske, pandomim, dans gibi tekniklerle tekerlemeler, şarkılı oyunlar ve hareketli şarkılar kullanılabilir. Tüm sınıf aktiviteleri tarafından desteklenen drama çalışması, çocuğun kendine güvenini ve fizikî serbestliğini artırır, dil gelişimine yardımcı olur. Engelli çocuklar da drama sayesinde bir problemi kendi düzeylerinde algılama, çözme ve açıklama olanağını elde ederler.

Eğitimde dramanın iki önemli yapı taşı vardır. Bunlardan birisi, yaşamda yer alan çok çeşitli roller, diğeri de bu rollerin duruma uygun şekilde önceden hazırlanmaksızın, anında yaratılarak oynanmasıdır(doğaçlama). Burada, başıboşluktan çok, hissettirmeden yönlendirme vardır. Zihinsel engelli çocuklarla yapılan drama çalışmasında; çocuklara ipucu vermek ve normal çocuklarda kendiliğinden ortaya çıkan hünerlerin gelişimini cesaretlendirmek gerekir. Onlar duyu motor koordinasyonunu nasıl geliştirecekleri, tecrübelerini nasıl canlandıracakları ve bu tecrübeleri dramatik oyunda “zevkle” nasıl sembolize edecekleri yönünde desteklenmelidir. Ancak bunlar sadece dramatik beceriler olarak görülmemeli, tüm programda, bu becerilerin geliştirilmesi desteklenmelidir. Örneğin; bir çevregezisi pek çok sınıf etkinliğine dönüşebilir.

Dramatik oyun, genel gelişimi desteklemek için de kullanılabilir. Çocuğa vücut parçalarının isimleri ve hareketleri öğretilirken, çocuk aynaya bakarak göz, burun ve ağzı defalarca söyleyebilir. Parmak oyunları ve dokunma, burada öğrenmeyi destekler. Çocuk önce taklit edecektir. Daha ileri basamakta, zekâ engelli çocuklar bunları kendileri ya da oyuncakları ile yapacaklar ve bunları yaparken de konuşmaya başlayabileceklerdir. Drama sayesinde çocuk hareketlerinin farkında olacak ve hareket yapmaktan da memnun olacaktır. Dramada yapılan hareketlerle çocuk, vücudunun kontrol, eşgüdüm ve becerilerini geliştirir, vücudunu tanır, ritm duygusunu geliştirir, vücudunu amaçlı olarak kullanmayı öğrenir.

Drama; hareket, konuşma ve hayalî dramatik çalışmayı içermektedir. Öğretmen yapıcı etkinliği cesaretlendirirken, aynı zamanda bazı materyallerin tahrip edilmesine de müsaade etmelidir. Drama, çocuğun sık sık şiddet ve saldırganlığını ortaya çıkarmasına da fırsat sağlamalıdır. Öğretmenin bu durumda, grubu uygun bir şekilde gerçeğe döndürmesi gerekir.Hayal, yapmacık ve inanılmayana geçici olarak razı olma çocuğun dramatik oyununda görülür. Çocuk kendisine ve çevresindeki dünyaya güven duymaya başladıkça, tecrübelerin sembolik sunumlarına duyulan ihtiyaç da azalmaya başlayacaktır. Gerçek hayat, çocuğun keşfetmesi ve maceraya atılması için ona sayısız fırsatlar sağlar. Zekâ engelli çocuk, tecrübeleri ile, makinelerin nasıl çalıştığı, bitki ve hayvanların nasıl büyüdüğünü öğrendikçe, gerçek ve hayal arasındaki farkı da ayırt eder. Burada dramanın amacı, sadece hayalî hikâyeleri canlandırmak değil hikâyenin ortaya attığı sorularla, düşünme düzeyini derinleştirmek, zihinsel boşalımı ve kendini ifade edebilmeyi sağlamaktır. Ayrıca, drama, çocuğun “niçin” ve “nasıl” sorularını sormasına yardımcı olur. Geziler yapmak ve olanları sonradan yeniden canlandırmak, mevsimlerde yaşanan değişiklikler sosyal güven ve dili geliştirmeye yardım eden fırsatlardır. Bu çocukların öğretmenleri drama yaparken eğitim verdiklerinin farkında olmayabilirler. Dramanın eğitimde kullanılması, çocuğun daha iyi anlama ve düşünmesine yardım eder. Hayal gücü sınırlı olan çocukların mümkün olduğu kadar çok ve gerçek şeyi tanımasına, görmesine, dokunmasına ve kullanmasına fırsat tanınmalıdır. Fakat onlar yine de çevre hakkındaki bilgileri derinleşene kadar, gerçek olan ile olmayan arasındaki farkı muhtemelen göremezler. Zekâ engelli çocuklar, gerçeğe daha yakın tutulmak zorunda olduklarından öğretmenleri onlara gerçek uyarıcı bulmakta güçlük çekebilir. Ancak, yeme-içme, soyunma-yatma, uyuma-uyanma, giyinme gibi çocukların günlük hayatlarında ve hayalî oyunlarında sık görülen etkinlikleri, öğretmenler dramatik durumlara kaynak olarak kullanabilirler. Sıcak ve soğuk şeyleri yeme ve içme, sevdiği ya da sevmediği yiyeceği yeme, gülme-ağlama, yiyen ve içen hayvanları izleme, yeme ve yürümelerini taklit etme, çevreyi incelemek için yürüyüşe çıkma gibi etkinlikler, çeşitli ortamlarda farklı şekilde kolaylıkla oynanabilir. Örneğin; karlı havada yürürken güneş çıkabilir ya da çaya şeker yerine yanlışlıkla tuz konulabilir. Her durum, yeni bir tecrübedir. Bilhassa ziyaretler ve ziyaretçiler dramatik etkinliklerin kaynağıdırlar. Öğretmen, bu etkinlikleri çocukların duygusal ve zihinsel gelişimine yardımcı olmak, ev ile okul yaşantısını birbirine yaklaştırıcı dramatik çalışma yapmak için kullanabilir. Bu çalışmalar sırasında açık ve kesin olunması, karışık fikirler verilmemesi ve fiziksel temas kullanılması gerekir.

Dramatik aktivite sırasında problem ortaya çıkabilir. Bunların çözümü yine çocuklar tarafından yapılır, sonra bunu diğer problemler de takip edebilir. Eğer oyun gürültüyü gerektiriyorsa bu engellenmemelidir. Öğretmen, disiplini sağlamak için zil, davul gibi bir alet kullanabilir. Bu alet çocukların dikkatlerini toplamaları için uyarı vazifesi görür. Birden fazla özürü olan çocukla çalışırken yardımcı olması için, odada başka yetişkinler de bulunabilir. Bu, çocukların kişiliğini kazanmasına yardım eder. Diğer çocuklar gibi, engelli çocukların da sevgiye, zamana, sabır ve saygıya ihtiyaçları olduğu unutulmamalıdır (Gönen, 2003). 

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ.

 

http://bitshare.com/files/s1w5yfyh/--ZEL-E----T--M-VE-DRAMA.docx.html 

2188
0
0
Yorum Yaz