20 05 2007

FELSEFE DERS NOTU-4 VARLIK FELSEFESİ (ONTOLOJİ)

4.VARLIK FELSEFESİ(ONTOLOJİ)

 

 

1.VARLIK FELSEFESİNİN KONUSU VE TEMEL KAVRAMLARI:

Varlık Felsefesinin konusu varlıktır.Varlık;var olan her şeydir. Varlık Felsefesi açısından var olanlar iki biçimde ele alınır.

1-Reel Varlıklar: İnsan bilincine bağlı olmadan varolanlar.Gerçekte,nesnel olarak var olanlar: Gerçek varlık,gerçekliğini nesnelerden,olaylardan,kişilerden alan;belli bir zaman ve mekanda var olandır.Gerçekte var olanlar duyu organları ile algılanır.Örneğin:masa,sıra,kitap v.b.

2-İdeal Varlıklar: İnsan bilincine bağlı olarak varolanlar.İdea’da (zihinde,düşünsel) olarak var olanlar:İnsanların zihinlerinde oluşturdukları kavramlardır.Zihinde var olanları insanlar bir takım olay ve ilişkilerden soyutlayarak elde ederler,bu nedenle duyu organları ile kavranamazlar. Varlık felsefesinin konusu “varolanlar”dır.Varlık felsefesinin konusunu oluşturan “varlık”, şu ya da bu varlık olmayıp, tüm bu varlıkları da içine alan tümel varlık ya da varlık kavramının kendisidir.Yani varlık felsefesi, bilimlerin konu edindiği reel varlıklar alanındaki varlıklarla değil, daha çok ideal varlıklar alanındaki varlıkla ilgilenir.

 

2.BİLİM VE FELSEFE AÇISINDAN VARLIK:

Bilim ve Felsefenin varlığa bakış açıları şu noktalardan farklılaşır: Bilime göre varlık tartışmasız vardır.Bilim varlığın var olduğunu ön kabul olarak benimser ve var kabul ettiği varlıkla ilgili neden-sonuç ilişkileri kurar. Felsefe varlığın var olup olmadığını da tartışır. Nedenlerin nedenlerini de araştırır. Bilimler konularına göre varlığı parçalara ayırarak ,kendilerine özgü yöntemlerle inceler. Felsefe, varlığı bütün halinde görür ve bütün halinde incelemeye çalışır.Bunun içinse gerekirse tüm bilimlerin sonuçlarını kullanarak genel kuramsal açıklamalar yapar.

 

3.METAFİZİK VE ONTOLOJİ:

Metafizik sözcüğünü felsefe tarihinde ilk kullanan filozof Aristoteles’tir.Yazmış olduğu ve daha çok ontoloji(varlık) problemlerini ele aldığı kitabının ilk bölümüne “Fizik”,ikinci bölümüne “Metafizik” adını vermiştir.Buradaki anlamıyla “metafizik”, “fizik” adlı bölümden sonra gelen bölüm anlamını taşımaktadır. Aristoteles kitabının bu bölümünde ontoloji problemlerini ele almış, yani metafizik ile ontolojiyi bir ve aynı anlamda kullanmıştır.Bununla birlikte geçen yılar içerisinde “metafizik” sözcüğü ile “ontoloji” sözcüğünün anlamları farklılaşmıştır. “Metafizik”;bugünkü anlamıyla, ispatlanması ve çürütülmesi mümkün olmayan , daha çok doğa üstü varlıklar alanına ilişkin sorunlarla ilgilenir. “Ontoloji” varlığı konu edinen ve onu sorgulayan felsefe dalıdır.

 

4.VARLIK FELSEFESİNİN TEMEL SORULARI:

Ontolojinin soruları şunlardır:

1. Varlık var mıdır?

2. Varlığın ana maddesi nedir?

3. Evren nasıl oluşmuştur?

4. Evrenin bir amacı var mıdır?

5. Varlıkta özgürlük var mıdır?

6. Ruh nedir?

7. Ruh ölümsüz müdür?

8. Ölüm nedir?

 

5.VARLIK FELSEFESİNİN SORULARINA YAKLAŞIMLAR:

VARLIĞIN OLUP OLMADIĞI PROBLEMİ:

Varlığın var olup olmadığı ilk çağlardan bugüne ontolojinin tartıştığı temel problemdir.Bu probleme genelde iki bakış açısıyla yaklaşılmıştır.

 

A.NİHİLİZM(HİÇCİLİK)

Antik Nihilizm:

Antik Nihilizm’in temsilcileri Gorgias, Protogoras ve Hippias’dır.Antik nihilizmin temsilcisi olan sofistler, varlığı bir duyum ve algı problemi olarak ele alırlar. Ontoloji alanında nihilizmin ilk temsilcileri ilk çağ sofist filozoflarından Gorgias’tır. Gorgias,”varlık var mıdır?”sorusuna “yoktur” cevabını verir.Gorgias’a göre;”varlık yoktur.Olsa bile bilinemez.Bilinse bile bildirilemez.” Protogoras’a göre ise aynı varlığa ilişkin herkesin duyum ve algısı farklı farklıdır.Bu yüzden de bir tek değil pek çok varlık anlayışı ortaya çıkmaktadır.Varlık göreceli,kişiden kişiye değişen bir özellik gösterir.

Taoizm:

İlk çağda Çin’de Lao-Tse ‘nin kurduğu taoizm. gerçeğin tüm çeşitliliğine karşın “bir”(tao) olduğunu ve bunun adının,biçiminin, maddesinin, görüntüsünün olmadığını savunur. Ona göre “Tao” evrendeki tüm karşıtlıkları kendisinde birleştiren tanımlanamaz bir şeydir.İyidir,aynı zamanda kötüdür; güzeldir, aynı zamanda çirkindir;vardır,aynı zamanda yoktur vb. O’na göre aldatıcı olan dünya, varlıktan yoksundur.

Anarşizm:

Nihilizm’e göre hiçbir varlık gerçekten var değildir ve varlığı var olan olarak kabul eden görüşlere karşı çıkar. Nihilizm hiçbir değer ve kural tanımayan bir görüştür ve toplumda düzeni sağlayan tüm otoriteleri reddeder. Nihilizm bu biçimiyle siyasal anlamda anarşizme temel oluşturur.Anarşizmin en önemli temsilcisi Cernişevski’dir. Öte yandan Nietzsche; Toplumsal değer ve normları tümüyle inkar ederek nihilizmin 19.yy.daki önemli temsilcisi olmuştur.

                                                                                                                                             MEHMET TUNÇER

B.REALİZM(GERÇEKÇİLİK)

Varlık vardır anlayışı realizmdir. Realizm varlığın insan bilincinin dışında insan bilincinden bağımsız olarak var olduğunu savunur.Realizme göre dış dünya bizden bağımsız olarak vardır.Var olan nesnel olandır,duyu organları aracılığıyla algılanabilir olandır. Kısacası realizm insan bilincinden bağımsız bir varlığın olduğunu öne süren yaklaşımdır.Tarih içerisinde pek çok realizm anlayışı görülür.Bunlar:

1.Kavram Realizmi

Kavramların insan zihninden bağımsız gerçek varlıklar olduğunu öne süren yaklaşımdır.Güzel insan, güzel çiçek, güzel kuş geçici varlıklar iken güzellik kalıcı gerçekliktir.Bu örnekteki kavram, güzellik, soyut, genel ve değişmez bir varlıktır.Demek ki asıl varolan şu ya da bu insan değil insan kavramıdır.Ortaçağ boyunca süren “tümel varlıklar mı, yoksa tekil varlıklar mı gerçek varolandır?” tartışması kavram realizmini ikiye ayırmıştır:

a.Nominalizm

Bu görüşü savunan filozoflar kavramların sadece nesnelerin adları olduğunu,asıl gerçek varlıkların ise tekil kavramlar “şu insan”,”bu ağaç”, “o ev” vb. olduğunu savunurlar.

b. Konseptualizm

Ortaçağın sonlarında görülen bu yaklaşım bu tartışmaya bir son vermek istemiş ve Aristotelesçi bir yaklaşımla tümel tekil tartışmasını sentezlemeyi denemiştir.Tümel kavramların varolduğunu ama kendi başlarına bir anlam taşımadıklarını,ancak bir tekille birleşmeleri halinde gerçek varlığın ortaya çıktığını öne sürerler.

2.Epistemolojik Realizm

Günümüzde yeni bir biçimle karşımıza çıkan ve ünlü matematikçi ve filozof Bertrand Russel’ın temsil ettiği epistemolojik realizm,gerçek varlıkların duyu verilerinden ibaret olduğunu ileri sürer.Kısaca bu yaklaşıma gör gerçek varlık, dış dünyada insan bilincine bağlı olmadan varolan nesnelere ait duyu verileridir.

 

VARLIĞIN NE’LİĞİ(MAHİYETİ) PROBLEMİ

Varlığın ne olduğu sorusuna farklı cevaplar verilmiştir;.

1.MATERYALİZM:

Varlığı Madde Kabul Etme.Varlığın özünü madde olarak kabul eder.İdea cinsinden özlerin ise ancak maddeye bağlı olarak varlığını sürdürdüğünü öne sürer.En Önemli temsilcileri ilk çağ’da Naiv Materyalizmi temsil eden doğa filozofları (Thales,Aneximenes,Aneximandros,Demokritos vb.),Yeni Çağ’da Mekanik materyalizmi temsil eden La Metrie ve günümüzde diyalektik materyalizmi temsil eden K.Marx’tır.

 

2.İDEALİZM:

Varlığı idea olarak kabul etme.Varlığın özünün madde gibi sınırlı bir cevherden meydana gelemeyeceğini, varlığın özünün ancak ideal bir varlıktan meydana gelebileceğini öne süren yaklaşımdır.En önemli temsilcileri Sokrates,Platon,Aristoteles,Farabi,Hegel ve Kant’tır.

 

3.DUALİZM: Varlığı hem madde hem idea olarak kabul etme.Descartes tarafından temsil edilen bu yaklaşım idealizmle materyalizmi sentezlemeyi denemiştir. Ona göre varlığın özünde bir değil iki cevher bulunmaktadır: madde ve idea.Bu ikisini birbirinden ayırmak olanaksızdır.Bu yaklaşım iki cevher saptamasında bulunduğu için dualizm(ikicilik) adını alırken diğer yaklaşımlar varlığın özünü tek cevherle açıkladıklarından tekçilik(monizm) adını almışlardır.

 

4.OLUŞÇULUK:

Varlığı oluş kabul etme.Herakleitos ve Whitehead tarafından temsil edilen bu yaklaşıma göre varlık sürekli bir oluş yokoluş ve yeniden varoluş süreci içinde olduğundan özünü saptamak olanaksızdır.Herakleitos’a göre örneğin “her şey akar!..”.(Panta Rai).Ona göre “bir derede bir insan iki kez yıkanamaz;hem dere hem de insan değişim içerisindedir.” Bu nedenle evrende değişmeden kalan hiçbir şey yoktur.Fakat bu değişme de rastlantısal bir değişme olmayıp belli bir mantığa bağlı olarak değişmektedir.Yani değişmeden kalan tek şey değişme mantığı (logos)tur. Herakleitos her şeyi hızla değiştiren ama kendisi hiç değişmeyen ateş” i ,bu niteliğinden ötürü arkhe (ilk-kök varlık) saymıştır.

 

5.FENOMENOLOJİ:

Varlığı Fenomen kabul etme.Edmund Husserl tarafından temsil edilen bu yaklaşıma öre insan varlığa değerler yükleyerek yaklaştığından onun özüne hiç yaklaşamamaktadır.Varlığın özü değerlerden arındırılmış(ayraç içine alınmış) salt varlığın kendisidir.Buna Husserl “fenomen” adını vermiştir.Kısacası “fenomen” insanın varlığa yüklediği tüm değerliklerin arındırılmasından sonra artakalan özüdür.

                                                                            

                               

 

                                                                                                                                             MEHMET TUNÇER

                                                                                                                     

9069
0
0
Yorum Yaz