03 04 2009

ADLİ VE İDARİ SORUŞTURMA TEKNİKLERİ SORU-CEVAPLARI

ADLİ VE İDARİ SORUŞTURMA TEKNİKLERİ SORU-CEVAPLARI

 

  1. Müfettişe ön inceleme veya inceleme-soruşturma görevi verildiğinde ilkönce ne yapması gerekir?

Müfettiş öncelikle, onayı vermeye yetkili makam tarafından verilen yazılı emir ve varsa buna ekli belgeleri dikkat ve titizlikle inceleyerek çalışmalarını ne şekilde yürüteceği konusunda bir ön hazırlık yapmalı, iddiaların görevden doğup doğmadığını saptamak suretiyle olaya ve duruma uygun bir plân hazırlamalıdır.

  1. İfade alırken nelere dikkat etmelidir?

İfade sahibine yöneltilen sözlü veya yazılı sorular açık ve anlaşılır olmalı, farklı yorumlanmamalıdır. Özellikle ifade zaptı yapılırken, müfettişçe bilinen soruşturmanın aldığı durumla ilgili olmasa bile, ifade verenin titizlik gösterdiği görüşlerine veya cümlelerine aynen yer verilmelidir. Tersine bir davranışın, ifade verenlerin inceleme-soruşturmanın objektifliği, görevlilerin yansızlığı konusundaki inanç ve güvenini sarsabileceği unutulmamalıdır. Heyetçe yürütülen işlemlerde, üyelerin tümü bir arada olmadan ifade alınmamalıdır. 

  1. Hasta ve raporlu durumda bulunan bir tanık veya şüphelinin ifadesi alınması gerektiğinde ne yapılmalıdır?

Öncelikle ilgilinin o sırada ifade verebilecek durumda olduğunun doktor raporu ile belirlenmesi yerinde olacaktır.

  1. Suçta ortaklığı bulunan diğer Bakanlık mensupları hakkında nasıl bir yol izlenmelidir?

İşlenen suç veya kusurlarda ortaklığı bulunan kişilerin birbirinden farklı Bakanlıklarda görevli bulunduklarının belirlenmesi halinde, 7 şubat 1983 tarih ve 17952 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış bulunan, “Birden Fazla Kamu, Kurum ve Kuruluşlarını İlgilendiren Soruşturmalarda Görevlendirilecek Müfettişlerin Görevlendirme Biçimine İlişkin Yönetmelik” esasları çerçevesinde işlem yapılması gerekmektedir. 

  1. İnceleme ve soruşturma emri verebilecek makamları yazınız.

Memurlar ve diğer kamu görevlilerine ilişkin kusurlu bir fiil veya halin, gerek doğrudan, gerekse ihbar veya şikayet üzerine anlaşılması üzerine, ilgili memur hakkında bakan, müstakil genel müdürlüklerde genel müdür, vali, kaymakam ve şube idare amirleri konu hakkında bir inceleme ya da disiplin soruşturması emri vermeye yetkili makamlardır.

  1. Disiplin cezaları hakkında bilgi veriniz?

Disiplin cezaları, kamu görev ve hizmetlerinin sağlıklı, düzenli, zamanında ve gereği gibi yürütülüp yerine getirilmesini sağlamak için kanun, tüzük ve yönetme­liklerin kamu görevlileri ve hizmetlilerine emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışın­da yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasak­ladığı işleri yapanlara, durumun niteliğine ve ağırlığına göre uygulanan idari yaptı­rımlar olup, kamu kurumlarında çalışan görevlilerin, görevlerini yetki ve sorumlulukları dahilinde yerine getirmelerini sağlamak ve bu görevlilerin çalışma düzeni için sağlanan şartları ve çalışma ortamını bozucu eylemlerde bulunmalarını önlemek, di­ğer kamu görevlilerine örnek teşkil etmek, ibret almalarını sağlamak, kamu görev ve hizmetlerinin yasalarla belirlenen usul ve esaslar dahilinde gereği gibi yerine getiril­mesi ve yürütülmesi amacını taşır.

7.       Disiplin cezalarının özelliklerini açıklayınız?

a)Sadece kamu görevlileri ile belli meslek mensuplarına uygulanırlar.

b)Kişiseldirler.

c)Memurun, özlük hak ve meslek statüsüne yönelik etkileri vardır. Aylıktan kesme cezasından ağır ceza alan memurlar, daire başkanlığı ve daha üst görevlere atanamazlar.

d)Savunma hakkı tanınmadan verilemezler.

e) Takdiri cezalar olup, takdir yetkisi belli makam ve kurullara aittir. Ancak bu takdir hakkı sınırsız olmayıp belirli usul ve esaslarla kamu görevlilerini sübjektif etkilenmelerden korurlar.

f)Uygulamada eşitlik ilkesi esas olup, aynı eylemde bulunanların aynı nite­likteki cezalara tabi tutulması temel alınır.

g)Yargı kararı aranmaz ve verildiği tarihten itibaren hüküm ifade ederler.

h) Ertelenmeleri mümkün değildir.

  1. Disiplin Kurullarının oluşmasının dayanağı nedir? Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında çalışan Disiplin Kurullarını sayınız.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 134. maddesi disiplin kurallarının oluşmasına dayanak teşkil etmekte olup, buna dayalı olarak çıkarılan Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelikte konuya ilişkin esaslar belirlenmiştir.

            Buna göre. Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında çalışan görevlilerle ilgili disiplin kurulları:

                    a) il Disiplin Kurulu

b) İl Milli Eğitim Disiplin Kurulu

c  Merkez Disiplin Kurulu

d) Yüksek Disiplin Kuruludur.

  1. Disiplin Kurulları arasında hiyerarşik bir yapı varmıdır?

             Bu kurulların hiyerarşik bağlantıları olmadığından birbirlerine emir talimat ve görüş veremezler.  Her biri iş bölümü esasına göre oluşmuş. kazai usullerle çalışan kurullardır.

  1. Disiplin Kurullarının kuruluş ve görev alanları nelerdir?

Kurulların kuruluş ve görev alanları. Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin 4 ve 8. Maddelerinde  belirtilmiştir.  

Buna göre;

İl Disiplin Kurulu, Bakanlar Kurulu veya ortak kararla atananlar hariç, Ba­kanlığın illerdeki teşkilatında çalışan ve cezalandırılmaları İl Milli Eğitim Disiplin Kurullarının görev ve yetki alanı dışında kalan görevlilerin;

İl Milli Eğitim Disiplin Kurulu, Bakanlar Kurulu veya ortak kararla atananlar dışındaki, illerde Bakanlığa bağlı teşkilatta görevli yönetici, öğretmen, uzman ve uzman yardımcılarının;

Merkez Disiplin Kurulu, Bakanlık merkez teşkilatında çalışan, Bakanlar Ku­rulu veya ortak kararla ya da başka surette atanan her türlü görevlinin; kademe iler­lemesinin durdurulması cezasına ilişkin teklifler ile üst disiplin amiri bulunmaması durumunda, disiplin amirleri veya atamaya yetkili amirler tarafından verilmiş olan uyarma ve kınama cezalarına karşı yapılan itirazları inceler ve karara bağlarlar.

Yüksek Disiplin Kurulu ise, Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatında çalışan bütün görevlilerin, Devlet memurluğundan çıkarılma cezası ile ilgili işleri hakkında karar verir.

  1. Hangi hallerde kamu çalışanları hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında işlem yapılır.

Kamu çalışanlarına 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanununa göre işlem yapılabilmesi için;

a) Kişinin memur olması,

          b) Bu memurun bir suç işlemesi,                                                             

c) Suçun, görev sebebiyle işlenmiş olması ve

d) Her üçü unsurun da aynı anda gerçekleşmesi;

gerekmektedir.

     Memurların kendilerine mevzuatla ya da idari emirlerle verilen görevleri ile ilgili olan, görevleri dolayısıyla işledikleri suçlar “görevden doğan suç” kapsamı içinde düşünülmelidir. Suçun işlendiği yer ve zaman önemli değildir.

  1. Resmi telefonu özel görüşmelerde kullanan bir kamu görevlisinin bu fiilini hangi kapsamda (disiplin, adli vb. gibi) değerlendirirsiniz.

Resmi telefonu özel görüşmelerde kullanmak tazmini nitelikte bir suç ol­up adli boyutu yoktur. Ancak özel görüşmelerin tazmini ile birlikte disiplin boyutunda değerlendirilmelidir.

  1. Bakanlığımız kurum ve kuruluşlarında görev yapan elemanlar hakkında inceleme ve soruşturma yapılmasını gerektiren eylemler nelerdir

             a- Türk Ceza Kanununda ve ceza hükümlü diğer kanunlarda açık olarak suç sayılan hareketler.

            b- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesi ile ilgili özel kanunlar durumunda bulunan 1702, 4357 ve 625 sayılı kanunlarda belirlenen mesleki memnu filler.           

14.   Müfettişlerin İnceleme, Soruşturma ve Ön İncelemeler sırasında kaçınmaya mecbur oldukları hususları açıklayınız.

            Soruşturmacılar, soruşturma amacıyla gidecekleri yeri ve yapacakları işi açık­lamaktan, defter ve evrak üzerinde açıklama ve düzeltme yapmaktan, soruşturma ile doğrudan veya dolayısıyla ilgili kimselerin evlerinde misafir kalmaktan, hizmet ve ikramlarını kabul etmekten, kendileri ile alışveriş yapmaktan veya borç para almak­tan kaçınmaya mecburdurlar.

15.   Kamu görevlisi olmayan kişilerin suç / kusurda ortaklığı bulunması halinde müfettiş hangi yolu izlemelidir ?

  Memur ve diğer kamu görevlilerinin görevleri dolayısıyla işledikleri suçlara memur olmayan kişilerin de katılması mümkün olup bu hususla ilgili olarak, “... memur olmayan, memur olanla, ast memur, üst memurla aynı mahkemede yargılanır”ilkesi uyarınca, yürütülecek işlemler sonucunda memur olmayan kişilerin olaydaki fiilleri de belirtilmek suretiyle ön in­celeme raporunda durumlarının açıklanması gerekmektedir.

16.   Bilirkişi kime denir, müfettiş hangi durumlarda ve hangi yolu takip ederek bilirkişi kullanır

Çözümü özel veya teknik bir bil­giyi gerektiren” hallerde, düşünce ve kanaatlerini bildirmekle görevlendirilen kim­selere, “Bilirkişi” denir. Ancak, soruşturmacı mesleğinin gerek­tirdiği teknik ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olmayan konularda bilirkişi atanmasına gerek  duymalıdır. Bilirkişinin seçilmesi ve sayısının tayini soruşturmayı yapmakla görevlendi­rilen soruşturmacıya aittir. Belli konularda görüş ve düşüncelerini bildirmek üzere görevlendirilmiş resmi bilirkişiler varsa özel sebepler olmadıkça başkaları görevlen­dirilemez. Bilirkişi görüşleri suçun ve sanıkların tespitinde bir delil olarak kullanılır.     

17.   Soruşturma sırasında gerek duyulabilecek tutuklu, sağır, dilsiz ve yabancıların ifadeleri nasıl alınmalıdır ?

           Tutuklu bulunan bir kişinin ifadesi, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına bir yazı ile durumun bildirmesi ve savcılığın yazıya ekleyeceği derkenar veya cezaevi mü­dürlüğüne hitaben yazacağı bir yazının sağlanmasından sonra cezaevine gidilerek alınmalıdır.

           Yabancıların ifadeleri tercüman, sağır ve dilsizlerin ifadeleri de işaret­lerinden anlayan bir kimse aracılığı ile gerçekleştirilip düzenlenen tutanak birlikte imzalanmalıdır.

  1. 657 sayılı yasada sayılan disiplin cezaları nelerdir?

Uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması, devlet memuriyetinden çıkarılma.

 

  1. İdari disiplin hukukunda soruşturma zamanaşımı ve ceza verme zamanaşımı sürelerini sırasıyla belirtiniz.

Soruşturmaya başlama zamanaşımı (6) ay, ceza verme zamanaşımı (2) yıldır.

  1. İdari soruşturma raporlarının bölümlerini yazınız.

a)Giriş(Başlangıç)

                 b)İnceleme ve/veya Soruşturma konuları

                 c)Yapılan inceleme ve/ veya Soruşturma

                 d)Tahlil ve Münakaşa(Değerlendirme)

                  e)Sonuç ve Teklifler,

  1. Kamu davasını ortadan kaldıran sebepleri yazınız.

    a)Ölüm

                 b)Genel veya  özel af

                 c)Zamanaşımı

                 d)Suçtan zarar gören kimsenin şikayetinden vazgeçmesi

                 e)Kesin hüküm(kaziye-i muhkeme)

                 f)Diplomasi dokunulmazlığı

                 g)Ön ödeme

  1. Aşağıdaki suçların soruşturma usullerini (disiplin soruşturması hariç) yazınız? (Bu suçları 657 sayılı kanuna tabi Memurların işlediği varsayılmıştır.)

a) Görevi İhmal: Bu suç için 4483 sayılı Kanuna göre Ön İnceleme yapılır ve Ön İnceleme Raporu düzenlenir

b) Zimmet: 3628 sayılı Kanunun 17. Maddesine göre Suç Duyurusu Raporu düzenlenir.

c) İrtikap: 3628 sayılı Kanunun 17. Maddesine göre Suç Duyurusu Raporu düzenlenir.

d) 237 sayılı Taşıt Kanununun 16. maddesindeki suçlar: Bu suç için 4483 sayılı Kanuna göre Ön İnceleme yapılır ve Ön İnceleme Raporu düzenlenir.

e) Hakaret: Bu suç takibi şikayete bağlı suç olduğundan herhangi bir işlem tesis edilmez yetkili mercilere şikayetçinin şikayette bulunması gerekir.

  1. İhbarlar karşısında Müfettişin yapacağı işlemleri açıklayınız?

Bulundukları mahalde kendilerine bir ihbar veya şikayetin intikal etmesi ve bunun da 4483 sayılı Kanun kapsamında olması durumunda müfettişlerin, anılan kanunun 4 üncü maddesindeki “Diğer makam ve  memurlarla kamu görevlileri de, bu Kanun kapsamına giren bir suç işlendiğini ihbar, şikayet, bilgi, belge veya bulgulara dayanarak öğrendiklerinde durumu izin vermeye yetkili mercie iletirler.” Hükmü gereğince bir yazı ekinde durumu ilgili mercie iletmeleri ve bu konuların disiplin yönünden işleme alınıp sonuçlandırılması bakımından da, Teftiş Kurulu Başkanlığına intikal ettirerek alacakları emre göre hareket etmeleri gerekmektedir.

İl yöneticilerinin illerinde görevli Bakanlık Müfettişlerine idari işlem konulu bir takım konuları, incelenip-soruşturulması talebiyle ilettikleri  durumlarda, kendilerine Teftiş Kurulu Tüzüğü ve Yönetmeliği hükümleri dahilinde müracaatın Bakanlığa yapılması tavsiye edilmeli, Bakanlık Makamı ve Teftiş Kurulu Başkanlığının emri neticesinde işleme girilebileceği belirtilmelidir.

İhbar veya şikayet yoluyla yapılan veya posta ile gönderilen disiplin boyutlu müracaatlar için işleme geçilmesi ya da mahallinde yaptırılması hususunda Teftiş Kurulu Başkanlığı ile gereken bilgi akışı sağlandıktan sonra alınacak talimata göre hareket edilmelidir.  

24.   657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa göre görevden uzaklaştırma hakkında bilgi vererek görevden uzaklaştırmaya yetkili organları yazınız.

Görevden uzaklaştırma, Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir.  Görevden uzaklaştırma tedbiri, soruşturmanın herhangi bir safhasında da alınabilir.

            Görevden uzaklaştırmaya yetkililer şunlardır.

            a) Atamaya yetkili amirler;

            b) Bakanlık ve genel müdürlük müfettişleri;

            c) İllerde valiler;

            ç) İlçelerde kaymakamlar (İlçe idare şube başkanları hakkında valinin muvafakati şarttır.)

            Valiler ve kaymakamlar tarafından alınan görevden uzaklaştırma tedbiri, memurun kurumuna derhal bildirilir.

  1. “İstinabe”, “Naip” ve “İstinabe Talimatı” kavramlarını açıklayınız.

İfadelerin bizzat soruşturmayı yürüten kişilerce alınması daha uygun olmakla birlikte bazı zorunlu hallerde, soruşturma mahalli dışında bulunan tanık, sanık hatta bilirkişilerin ifadelerinin yasalara uygun olarak o yerdeki bir yetkiliye aldırılması mümkündür. Bu işe “İstinabe”, görevlendirilen kişiye de “Naip” adı verilir.

İfade alınmak üzere yetki verilen kişiye, ifadesi alınacak kişiden istenecek bilgi ve sorulacak sorularla ilgili olarak yazılan açıklama yazısına da “İstinabe Talimatı” denilmektedir.       

  1. Tevsi-î Tahkikat nedir? Hangi durumlarda başvurulur?

Soruşturmacılar tarafından düzenlenen raporlardan teklif olunan ceza, kesinleşmiş ceza olmadığından, yetkili makam tarafından her aşamada tahkikatın yenilenmesi, eksikliklerin tamamlanması ve tevsi-î tahkikat biçiminde müdahale edilebilir. Bu durumda, aynı soruşturmacının yanına yeni bir soruşturmacı veya grup verilebileceği gibi tevsi-î tahkikatın bir başka soruşturma heyeti eliyle yaptırılması da mümkündür.

Dosyaya dayalı olarak ilgili disiplin amiri veya disiplin kurulu tarafından verilip kesinleşmiş bir ceza hakkında, tevsi-î tahkikat söz konusu olamaz. Bu nedenle, kesinleşmiş cezalarla ilgili olarak cezanın kaldırılması veya değiştirilmesi yönünde alınan inceleme-soruşturma onayları ve tevsi-î tahkikat hukuken geçerlilik arz etmez. Soruşturma onayı veren makam dışında hiçbir merci de tevsi-î tahkikat talebinde bulunamaz.

  1. Adlî işlemlerde, kimler ‘memur’ kapsamı dışında mütalâa edilir?

Yardımcı ve tamamlayıcı nitelikte ‹kamu hizmeti› görenler; (Örneğin: Hizmetliler, araç sürücüleri v.b.)

  1. Bir soruşturmada; sanığın ifadeden kaçınması ve ifade vermemesi durumunda yapılacak işlem  nedir?

Sanık, sorulan soruları cevaplandırmamakta ısrar ettiği takdirde ifade vermeğe zorlanamaz. Sanığın ifade vermek istemediği hususu, sorular yazdırılarak veya kimlik tespitinden sonra ifade tutanağına bu durum yazılarak sanığa imza ettirilir.

            Sanığın bu kaydı dahi düşmek istememesi durumunda, soruşturmanın yürütüldüğü yerdeki görevlilerden birinin huzurunda tutanakla tespit edilir. Söz konusu kişinin tutulan bu tutanağı da imzalamak istememesi halinde yine zorlama cihetine gidilmez. Sanık dışındaki görevli ile birlikte düzenlenen tutanak imza altına alınır.

29.   Bir inceleme ve soruşturma sırasında ifade alınmada nasıl bir yöntem izlenir açıklayınız ?

          İfade almada, sırasıyla şikayetçi, muhbir, tanık ve sanıkların ifadeleri tek tek alınmak suretiyle yürütülmeli, bunların birbirleri ile yüzleştirilmeleri, belli bir konu karşısın­da kasıtlı olarak ortak tavır almaları yada aynı ifadeyi vermeleri gibi durumların ön­lenmesine çalışılmalıdır.

İnceleme/soruşturmaya varsa muhbir veya şikayetçiden, yoksa tanıklardan  başlayarak, sanık veya sanıkların ifadelerinin sona bırakılması usulden olup, sanık ifadelerinin yeni tanık ifadelerini gerektirmesi durumunda, konuyu aydınlatıcı nite­likteki bu tür ifadelerin alınmasından sonra gerektiğinde yeniden sanık ifadesine baş­vurulmalıdır. İşlem konularının büyüklük ve küçüklüğü, zaman, kişi faktörleri, adli yönünün bulunup bulunmadığı göz önünde bulundurularak, ifadeler, yerine göre ya­zılı veya ifade zaptı şeklinde alınmalıdır. Her iki halde de ifadelerine başvurulan ki­şilere karşı olumlu davranmak, yorgun, tutarsız, sinirli ve özellikle yanlı izlenimi uyandırabilecek davranışlardan kaçınmak gerekli ve zorunludur.

İlgililere yöneltilen sözlü veya yazılı sorular, açık ve anlaşılır olmalı, farklı yorumlanmamalıdır.

  1. Disiplin raporunda “idarî teklif” getirilirken hangi hususlar göz önünde bulundurulmalıdır?

İdarî teklif getirilirken, kesinlik kazanan eylemin boyutu, görevin yürütülmesinde kamu yararı ve zararı, kurumun gelişmesine tesir edebilecek etkiler, kişisel durumlar, ilgilinin bu görevinde kalmasındaki sakıncalar dikkatle değerlendirilmeli, görevinde kalmasında sakınca bulunduğu sonucuna ulaşılmışsa, nedenleri belirtilerek idareye ışık  tutulmalıdır.   

  1. “Ön Rapor” konusunda bilgi veriniz.

Soruşturmanın uzaması, bazı idarî tedbirlerin ivedilikle alınmasına ihtiyaç duyulması ve idareye bilgi verilmesinin gerekmesi durumunda düzenlenen rapora “ön rapor” denir.

8809
0
0
Yorum Yaz