ANADOLU LİSELERİNE ÖĞRETMEN SEÇİMİ SINAVI HAZIRLIK KİTABI ASİL YAYINLARINDAN ÇIKTI.İLGİLENEN ARKADAŞLARA DUYURULUR... KİTAP HAKKINDA BİLGİ TEBESİRTOZUNDA KPSS EĞİTİM BİLMLERİ DERS NOTLARINI-KİTAP- LİNKİ TILAYIP İNDİREBİLİRSİNİZ. KPSS DERS NOTLARI MEHMET TUNÇER.doc

TEBEŞİR TOZU

BU PLAYERLE MÜZİK ,RADYO DİNLEYİP,VİDEO İZLEYİP OYUN OYNAYABİLİRSİNİZ.ARŞİVİ OLDUKÇA GENİŞTİR,TEK YAPMANIZ GEREKEN SEARCH (ARAMA) BÖLÜMÜNE İSTEDİĞİNİZ SANATÇININ YADA ŞARKININ ADINI YAZMAK HEMEN BULUP DİNLEYEBİLİRSİNİZ.İYİ EĞLENCELER.

[sitene ekle]

-------KİTAP İLANI-------

ANADOLU LİSELERİNE VE FEN LİSELERİNE ÖĞRETMEN SEÇİMİ SINAVI HAZIRLIK KİTABI ASİL YAYINLARINDAN ÇIKTI...SINAV TARİHİ 27 ARALIK 2009 GECİKMEDEN EDİNİN. YAZARLAR: BAŞMÜFETTİŞ Metin ÇİFTÇİ… MÜFETTİŞ Mehmet TUNÇER. OKUL MÜDÜRÜ Özcan TÜRKMEN. KİTAP İSTEME ADRESİ: ASİL YAYIN EVİ Fevzi Çakmak Sok. No: 22/A Kızılay /ANKARA Tel: +90 312 230 28 80-81 Faks: +90 312 230 28 82 :

-------TEBESİRTOZU-------

KODBUL

30/6/2009 - Bilgi Felsefesi

Kategori: FELSEFE
Bilgi Felsefesi  http://felsefetarihi.net/bilgifls.htm

Doğayı meydana getiren ana öğe (arkhe)’nin ne olduğunun merak edilip araştırılmasından itibaren ortaya çıkan felsefeye önceleri İlkçağ Felsefesi daha sonra Metafizik denilmiştir. Metafiziğin başlıca problemlerinin (Varlık, Tanrı, Ruh) duyu organlarımızın sağladığı bilgilerle çözümlenemeyeceği anlaşılınca; bu problemlerin akıl ve sezgiye başvurularak çözülebileceği görüşü ortaya çıkmıştır.
O halde bu yetiler (akıl ve sezgi ) gerçekten insan zihninde var mıdır? Varsa,varlığın gerisindekileri bilmemizi sağlar mı? Türünden sorular ortaya çıkmıştır. Bu ve buna benzer soruların cevaplarının araştırılması,bilgi felsefesini ortaya çıkaran en önemli gelişme olmuştur. Çünkü bu tür problemler bilgi felsefesini ilgilendirmektedir.
Bilgi Felsefesi;
1-Bilgi Kuramı(Epistemoloji) 2-Mantık alanlarından oluşur

1-BİLGİ KURAMI (Epistemoloji):


Bilgi Kuramının Konusu:
Bilginin; kaynağı,yapısı,metodları,imkanı,sınırları ve değeri (doğruluğu) ile ilgili problemlerin eleştirici bir gözle araştırılmasıdır.

Bilgi Kuramının Temel Kavramları:
Bilgi kuramının temel kavramları“suje”,”obje”, ve “bilgi” kavramlarının yanında; “doğruluk(hakikat,verite)”, ”gerçeklik(realite)”,”temellendirme” dir.

Doğruluk(hakikat,verite):
Algılar,kavramlar,bilimsel kuramlarla nesnel gerçek arasındaki uygunluktur.Yani bir ifadenin nesnesine uygunluğudur.Dünyadaki şeylerin ve olayların (olup bitenlerin)doğru ya da yanlış olması söz konusu değildir.Doğruluk, sadece düşüncelerin, yargıların,önermelerin özelliğidir.

Gerçeklik (realite):
Zamanda ve mekanda var olanların tümüdür.Gerçeklikle hakikati (doğruluğu) birbiriyle karıştırmamak gerekir.Çünkü gerçeklik, somut olarak var olanların bütünüdür.Hakikat (doğruluk)ise, var olana (ister gerçek var olana ister düşünsel var olana) ilişkin bilginin özelliğidir.
Örneğin;Pamuğun yumuşaklığı-Gerçeklik
Yer çekimi kanunu-Hakikat(doğruluk) tur.
Matematik ve mantık kuralları da bir hakikattir.

Temellendirme:
Bir düşüncenin, bir yargının,önermenin doğruluğunu gösterme,bu doğruluğun dayanaklarını gerekçelerini ortaya koyma demektir.
Doğrulama daha çok deneysel bilimlerin,Temellendirme ise formel bilimler ile felsefenin başvurduğu bir yoldur.
Örneğin:Felsefede önermelerin yargıların deney ve gözlem yoluyla doğrulanması söz konusu olmadığından gerekçe ve dayanak göstererek temellendirme yoluna gidilir.Bilgi Kuramı temellendirmek istediği kavram ya da soruları derinliğine,genişliğine araştırır ve aydınlatmaya çalışır.Bunu da genellikle çözümleme (analiz) ve betimleme (tasvir etme) yoluyla yapar.


Bilgi Kuramının Temel Soruları:
1-Bilginin değeri ile ilgili sorular;
Varlığın doğru bilgisi var mıdır?
Varsa bu bilgiler gerçek midir?
Elde edilen bilgiler kesin midir?
Kesin ve doğru bilgilerin ölçütü nedir?
Hakikat var mıdır?
Zihnimiz hakikate erişebilir mi?

2-Bilginin kaynağı ile ilgili sorular:
İnsanın elde ettiği bilgilerin kaynağı nedir?
Bilgilerimiz doğuştan mıdır?


Bilgi kuramının problemleri arasında, genel-geçer doğru bilgi var mıdır? sorusunun önemli bir yeri vardır.
Bu soru birbirinden farklı cevaplarverilmiştir. Bunlar:
Akla dayanan bilgi doğru bilgidir (Rasyonalizm,İnneizm,Apriorizm)
Deneye,tecrübeye dayanan bilgi doğrudur.(Empirizm)
Fayda ve başarı sağlayan bilgi doğrudur (Pragmatizm)
Olgulara dayanan bilgi doğrudur. (Pozitivizm)
Duyulara dayanan bilgi doğrudur. (Sensüalizm)
Sezgiye dayanan bilgi doğrudur. (Entüisyonizm)
İnsanın iç tecrübesinden elde ettiği bilgi doğrudur.(Mistisizm)
Vahye ve İmana dayanan bilgi doğrudur. (Fideizm)
Saf fenomenlere dayanan bilgi doğrudur. (Fenomenoloji)


2-MANTIK

Mantık;insan aklının kendi hakkındaki bilgisidir.Dar anlamda doğru düşünme kurallarını öğreten bilgidir.

Bilgi Kuramı–Mantık ilişkisi;
-Bilgi Kuramı bilginin objesi ile uygunluğunu temellendirirken mantığın kural ve ilkelerine dayanır.
-Mantık,düşüncenin akıl yürütme yoluyla ilgilenir,yargılar arası ilişkilerin doğruluğu önemlidir,
Bilgi kuramı için ise, içeriklerin doğruluğu önemlidir.

http://felsefetarihi.net/bilgifls.htm

 

BİLGİ KURAMININ TEMEL PROBLEMLERİ

Bilgi Kuramının temel problemi Doğru bilginin imkanı (mümkün olup olmadığı) problemidir.
İlkçağ filozofları bilginin kaynağını sorgulamadan önce,bilginin değeri yani kesin doğru bilginin olup olmadığı üzerinde durmuşlardır.Bu soruya iki şekilde cevap verilmiştir:

1-Doğru Bilginin İmkansızlığı :

İlkçağ felsefesinin ilk dönemi bir doğa felsefesi niteliği gösterir.O dönemin filozofları sadece duyularla evrenin açıklamasını yapmaya çalışmışlardır.Yani naif (yöntemsiz,sistemsiz) bir empirizm (deneycilik) ile evren hakkında kesin bilgilere varılabileceğini sanmışlardır.
Evrenin oluşumu ve varlıkların kökeni ile ilgili sorulara cevap verilirken çelişkili görüşlerin ortaya çıkması,her filozofun kendi görüşlerinin doğru,diğerinin yanlış olduğunu iddia etmeleri,bu tür görüşleri şüphe(kuşku) ile karşılayan sofist denilen yeni bir grup düşünürün ortaya çıkmasına neden olmuştur. Sofistler genel-geçer doğru bir bilginin varlığından ilk kez şüphe edenlerdir

SOFİSTLER  
  http://felsefetarihi.net/sofistler.htm   
SEPTİKLER 
http://felsefetarihi.net/septikler.htm

 

2- Doğru bilginin İmkanı

Doğru Bilginin mümkün olduğunu ileri sürenlerdir. Burada bilginin değeri ve kaynağı konusu birleştirilmiştir. Bunlara Dogmatikler de denilebilir. Dogmatizm: Bir takım ilkelerle insan bilgisinin mutlak hakikate ulaşabileceğini iddia eden anlayışa denir. Septisizmin tam zıddıdır

RASYONALİZM :  http://felsefetarihi.net/akilcilik.htm

     EMPRİZM   http://felsefetarihi.net/emprizm.htm
       KRİTİSİZM  http://felsefetarihi.net/kritisizm.htm         ENTÜİSYONİZM http://felsefetarihi.net/sezgicilik.htm

POZİTİVİZM   http://felsefetarihi.net/pozitivizm.htm  
ANALİTİK FELSEFE :  http://felsefetarihi.net/analitik.htm 
   PRAGMATİZM  http://felsefetarihi.net/pragmatizm.htm   FENOMENOLOJİ  http://felsefetarihi.net/fenomenoloji.htm

Felsefe Disiplinleri 
http://felsefetarihi.net/disiplin.htm   

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/6/2009 - FELSEFE TARİHİ

Kategori: FELSEFE

http://felsefetarihi.net/index.htm

Felsefe Tarihi Sayfaları


Türkiye'nin en kapsamlı Felsefe Tarihi sayfasındasınız. Felsefe Tarihi sayfalarımız kronolojik sıra göz önünde bulundurularak hazırlanmıştır.  Tam 100 filozofun fikirlerinin yanı sıra;
Kişilerin yaşadığı, görüşlerin ise öne sürüldüğü çağın özellikleriyle değerlendirilmesi ilkesine bağlı kalarak filozofların içinde yaşadıkları dönemin genel özellikleri hakkında da bilgiler verilmiştir. Aşağıda yer alan dönemler ve filozoflara AŞAĞIDAKİ LİNKLERDEN ulaşabilirsiniz.
http://felsefetarihi.net/index.htm

1) İLKÇAĞ FELSEFESİ
http://felsefetarihi.net/ilkcag.htm
Thales
Anaximandros
Aneximenes
Pyhtagoras
Herakleitos
Parmenides
Zenon
Empedokles
Anaxsagoras
Demokritos
Sofistler
Sokrates
Platon
Aristoteles

2) HELLENİSTİK DÖNEM
http://felsefetarihi.net/helen.htm
Stoalılar
Epiküros
Akademi
Septikler
Philon
Plotinos

3) ORTAÇAĞ FELSEFESİ
http://felsefetarihi.net/ortacag.htm
Gnostikler
Augustinus
Anselmus
Roscelinus
Albertus Magnus
Aquinolu Thomas
Duns Scotus
Ockhamlı William
Tümeller Tartışması

4) İSLAM FELSEFESİ 
http://felsefetarihi.net/islam.htm
El-Kindi
Muhyiddin el-Arabi
Ebu Bekir er-Razi
Farabi
İbn-i Rüşt
İbn-i Sina
Gazzali
İbn-i Bacce
İbn-i Tufeyl
Sühreverdi
Sadreddin Konevi
 İbn-i Haldun
İslam Felsefesinde  Ekoller
 

5) RÖNESANS FELSEFESİ

http://felsefetarihi.net/ronesans.htm
Machiavelli
Bodin
Kopernik
F.Bacon
 

6) 17.YÜZYIL FELSEFESİ 
http://felsefetarihi.net/17yy.htm

Descartes
Pascal
Hobbes
Geulincx
Malebranche
Spinoza
Leibniz

7) 18.YÜZYIL FELSEFESİ  http://felsefetarihi.net/18yy.htm
Locke
Berkeley
Hume
La Mettrie
Kant
Fichte
Schelling
Rousseau
Voltaire
Montesquieu
A.Smith
Condorcet
Hegel

 

 

8) 19. YÜZYIL FELSEFESİ
http://felsefetarihi.net/19yy.htm
Saint Simon
Comte
K.Marx
Kierkegaard
Nietzsche
Bergson
J.Bentham
W.James
J.Dewey
Darwin
H.Spencer
Reuerbach
Bakunin
Schopenha


9) 20. YÜZYIL FELSEFESİ 
http://felsefetarihi.net/20yy.htm
E.Husserl
K.Popper
L.Wittgenstein
Gramsci
İrigaray
M.Heidegger
J.Habermas
Derrida
Ayn Rand
Adorno
Deleuze
Foucault
Baudrillard
Levi-Strauss
J.P.Sartre
A.Camus
A.Einstein
Simone De Beauvoir
Lyotard
Hayek
Varoloşçuluk
Postmodenizm

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/2/2009 - FELSEFİ KAVRAMLAR

Kategori: FELSEFE

http://www.ideayayinevi.com/okumalar/platon/savunma_1_bolum.htm 

YAZININ TAMAMINA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ   http://www.ideayayinevi.com/anasayfa.htm

idea
yayınevi


www.ideayayinevi.com

YABANCI SÖZCÜKLER

 




a fortiori daha da güçlü bir nedenle
a posteriori (Lat. ‘‘sonrakinden’’) (sft. ve blt.) sonsal (deneyimden türetilen, görgül)
a priori (Lat. ‘‘öncekinden’’) (sft. ve blt) önsel (deneyimden türetilmeyen, kuramsal, kurgul)
agape (Yun.: sevgi) erotik olmayan sevgi; Erotik sevgi ile karşıtlık içinde Hıristiyan sevgi

agnostisizm bilinemezcilik

aistesis (Yun.) algı

aleteia (Yun.) gerçeklik

alloglossie allo: yabancı, başka; glosse, glossie: aldatıcı, yanıltıcı açıklama, yorum
anakronistik, zaman-uyumsuz anachronistic (anachronism: tarihsel olguları ait olmadıkları zamanlara yerleştirmek)
Ananke (Yun.) Zorunluk
Tanrısı
ancien régime (Fr.) eski rejim. Fransa’nın 1789 Devriminden önceki toplumsal ve politik düzeni.

Angst (Alm.) endişe

anima mundi dünya ruhu
Anschauung (Alm.) sezgi
antipodlar antipodes yerin yüzünde birbirlerine yüzseksen derece karşıt noktalar
aorata (Yun.) duyulur-olmayanlar (görülemezler)

apati aphaty duygu yitimi

a parte ante geriye, önceye doğru
a parte post ileriye, sonraya doğru
apeiros (Yun.) sınırsız

apodiktik apodictic zorunlu olarak doğru, tanıtlı, belgitli

apoloji savunma

appetition itki Leibniz: Monadın iç ilkesinin bir algıdan bir başkasına değişim ya da geçiş üreten etkinliği
arkaik archaic (Yun. ‘arkhe’den) baş, başlangıç, ilk, ilke, ön
arketip archetype kökensel model, ilk örnek; arke ilk, ilke; esk Yun. arkhetupos, ilk şekillenmiş
ataraxia ansal dinginlik

ateist tanrıtanımaz

ateizm tanrıtanımazlık

atomos eidos (Yun.) ‘kesilemez biçim’

aura Epilepside nöbeti hemen önceleyen ve sesler ya da ışık çakmaları ile beliren atak
; görülmez yayılım, örneğin bir koku gibi
avant-garde Uygulayım ve düşünceleri belirgin olarak deneysel ya da genel olarak kabul edilenlerin ilerisinde olan sanatçılar.



Bildungsroman (Alm.) kahramanın ekinsel/eğitsel gelişimi üzerine kurulu roman

bohem bohemian Uylaşımsal olmayan bir yaşam sürdüren bir kişi, özellikle yazar ya da sanatçı



chef-d’oeuvre (Fr.) başyapıt

cogitata (Lat.) Husserl’de: düşünülenler (nesneler)

cogitatio(nis) (Lat.) düşünme(ler); düşünce(ler). Husserl’de: belirsiz düşünme edimi

cogito (Lat.) düşünmek

commonwealth devlet, civitas

conatus (Lat.) çaba

conditio sine qua non (Lat.) olmazsa olmaz koşulu

consensus gentium (Lat.) genel uylaşım

contradictio in adjecto yüklemde çelişki, çelişkili yüklem




Dasein (Alm.) dışvarlık, belirli varlık, oradaki varlık (Heidegger’de ‘‘insan’’)

de facto (Lat.) gerçekte; olguda; bir olgu olarak (haklı ya da haksız olmasına bakılmaksızın; yasal vb. olup olmadığına bakılmaksızın)

deictic (ostensive) belgitli, ‘‘gösterilebilen’’

Deizm Tanrının varlığını kutsal yazılar değil ama doğal us yoluyla doğrulama tutumu

demonoloji cinlere tapınma

destrudo (Marcuse) Ölüm İçgüdüsüne bağlı erke; olumsuz olarak, Yaşam İçgüdüsü ve ‘libido’ ilişkisine andırımlı

Deus ex machina (Lat.) Eski Yunan tiyatrosunda konuyu çözüme getirmek için oyuna katılan bir tanrı (Yun. ‘theos ek mekhanes’ = makineden tanrı)
Dieu fainéant tembel Tanrı
Deus sive Natura (Lat.) Tanrı ya da Doğa (Spinoza)

Deus verax gerçeklik Tanrısı, gerçeğe bağlı Tanrı
diairesis
(Yun.) çözümleme, bölümleme

dianoetik (Yun.’dan) düşünsel (dia+ noein; dia: baştan sona; noein: düşünmek)
diatribe (Yun.) sert bir eleştiri ya da saldırı; yergi

Dichtung (Alm.) şiir; kurgu yazını

Dictung und Wahrheit (Alm.) şiir ve gerçeklik;

diskursif Sözcük algılsal/duyusal yeti ile karşıtlık içinde uslamlama ile ilgili olarak kullanılır. Kökenbilimsel olarak ilgisizdir.

ditirambik ditiramb: duygusal Yunan koral ilahi



ego ben

ego agens (Lat.) eylemde bulunan Ben (yapan Ben), kılgısal Us

ego cogitans (Lat.) düşünen Ben, kuramsal Us

eidolon (Yun.) imge, benzerlik, düşlem

eidos (Yun.) biçim, tür

eikasia (Yun.) benzerlik; tahmin

eikon (Yun.) imge, benzerlik, andırım

elegi mersiye elegy

ektipal arketipal/bengi ile karşıtlık içinde doğal, geçici

empati empathybir başka insanın duygularını anlama ve imgesel olarak onlara katılma yeteneği; duyguya öykünme

en masse bütün olarak

ens rationis ussal kendilik, ideal şey
enteleki
entelechy (Aristoteles’te) gizillik ile karşıtlık içinde edimsellik

epifenomen ikincil fenomen; insan beyninin fizyolojik ürünü olarak görülen bilinç biçimi

epifenomenalizm bilincin yalnızca beynin fizyolojik bir ürünü olduğu öğretisi (sözel olarak: ek-görüngücülük)

epigram nükteli deyiş, şiir, yazı

epistemoloji bilgikuramı

epitumetikos (Yun.) isteksel, itkisel

epoke epoché askıya alma

eristik eristic (tartışma uğruna tartışmacılık)

erojenik erogenous eşeysel uyarıya duyarlı

eskatoloji eschatological Dünyanın sonu ile ilgilenen tanrıbilim dalı

esprit de sérieux (Fr.) ciddilik tini

ethos (Yun.) töre, alışkanlık) bir topluluğun vb. ayırdedici karakteri, tini, tutumu

eugenik eugenics seçme üzerine dayalı yetiştirme yöntemi yoluyla insan ırkının niteliğinü yükseltme kuram ve uygulayımı

ex offico görevden, görev gereği, görev uğruna

extra-mundane dünya dışı


fenomen görüngü/ appearance

fenomen(al) görüngü(sel)

fenomenoloji görüngübilim

filoloji yazınsal metin araştırmacılığı (Yun: ‘‘dil/logos sevgisi’’)

fragman fragment
parça
frenoloji ‘‘kafatasıbilimi.’’ Beyinde işlevlerin yerinin saptanmasıyla ilgilenirdi.

frontal lobotomi Beynin ön lobundaki sinir yollarını kesme işlemi.


Geheimrat (Alm.) özel danışman; Geheimrätin danışmanın eşi
Geist(er) (Alm.) tin(ler), anlık(lar)

Geisteswissenschaften (Alm.) ekinsel bilimler, insan bilimleri

Gentil gentile Yahudi-olmayan
Gesamtskuntswerk (Alm.) bütün(sel)/toplu sanat yapıtı (Wagner)

Gestalt (Alm.) şekil, biçim

gnosis çeşitli dinsel tasarımların sezgisel bilgisi

gospel bir dinsel öğretmenin iletisi, öğretisi.
grotesk grotesque tuhaf ya da inanılmayacak bir yolda çarpık, uyumsuz, yersiz.

16’ıncı yüzyıl başlarında eski Roma evlerinin ortaya çıkarılması sırasında duvarlarında insan, hayvan ve bitki biçimlerinin karışımından oluşan düşlemsel süslemelerin bulunduğu grottoları (mağara) anlatan İtalyanca grottesciden türetildi.


hedonizm hazcılık

helenik İskender öncesi Yunan ekini ile ilgili

helenistik İskender sonrası eski Dünya ekini ile ilgili

heretik (Hırist.) yerleşik Kilise inaklarına karşı gelen, yerleşik dinsel görüşlerle çatışan

hermeneutik yorumbilim
Hermetik Hermes Trismegustus ile ilgili. H. T. Mısır tanrısı Thoth için Yunanca adlandırmadır ve kendisine gizemcilik ve büyü ile ilgili çeşitli işler yüklenir.
hilomorfizm özdeğin evrenin ilk ilkesi ile özdeşleştirilmesi

hiloteizm Tanrıyı özdek olarak alan görüş
hilozoizm
hylozoism Özdeğin kendi dirimsellik öğesini kapsadığı öğretisi

histrionics aşırı ölçüde yapay, dramatik

Hohenzollern (Alm.) hanedan üyesi

holizm holism bütünün parçalarının toplamından büyük olduğu düşüncesi

horda horde İngilizce’ye Polonyaca’daki ‘ horda’ aracılığıyla Türkçe ‘ ordu’ sözcüğünden girdi

‘‘Collins Eng. Dict.’’: 1. a wast crowd; throng; mob. 2. a local group of people in a nomadic society. 3. a nomadic group of people, esp. an Asiatic group.

hors de Dieu Tanrı dışı
horismos ayrılık Platon’un İdealar dünyası ve Şeyler dünyası arasında yenemediği düşünülen ikiliği anlatmak için kullanılır

hubris (Yun.) densizlik. (Kendini beğenmişlik, kibir, küstahlık. Yunan trajedisinde sonunda kişiyi kendi yıkımına götüren bir densizlik düzeyine varan hırs, kendini beğenmişlik vb.)


iambik Şiirde birincisi kısa ve ikincisi uzun olmak üzere iki heceli yapılar tarafından belirlenen vezin. Birincisi uzun ve ikinci kısa olduğu zaman trokhaik olarak adlandırılır.

ikonografik, ikonografi: Simgelere uylaşımsal anlamlar yüklemek

ikonoklazm ikon deviricilik. Yunan Ortodoks Kilisesi içinde İS 752’den 842’ye dek ikonların ve dinsel imgelerin yokedilmesini amaçlayan heretik devim

intelligentia mundana dünyasal anlık
intelligentia supra-mundana dünya-üstü/ötesi anlık



kalon (Yun.) güzellik

kanonlaşma canonization kanunlaşma; kutsama

kat exochen: en üstün derecede (pre-eminently
)
katharsis boşalma (Aristoteles’te) Acıma ve korku duygularının uyandırılmasıyla heyecanların boşaltılması.

kathartik cathartic boşaltıcı; Aristoteles: Sanatın etkisi

katheksis İng. cathexis. Alm. Besetzung’u [=ele geçirme, yatırım] karşılar; besetzen ele geçirmek; Esk. Yun. katekhein (tutmak, ele geçirmek); eşeysel erkenin (libido) belirli bir nesne, kişi, Ben, ya da düşünce üzerinde yoğunlaşması
kinematik devimin kuvvet ve kütle ile ilişkisiz irdelemesi
kolure colure gök küredeki iki büyük daireden her biri. Bunlardan biri gök kutuplarından ve güneşitliklerinden, öteki ise kutuplardan ve gündönümlerinden geçer. (güneşitlikleri: equinox/Tagundnachtgleiche: yılda iki kez gece ve gündüz eşitliği; gündönümü, solstice, yılın en kısa ya da en uzun günlerinden her biri)
kozmografi cosmography Bütün doğa düzeni ile ilgilenen bilim


laissez-faire bireycilik öğretisi, kısıtlamasız özgürlük, özellikle tecimde

Lebenswelt yaşantı dünyası, kılgı dünyası (the world of practice)

libidinal libidinal, libidinous

libido [ Lat. istek] eşey dürtüsü; ‘id’den doğan erke; eşeysel istek
limbo cehennemin kıyısındaki sınır; hapishane; unutulmuşluk koşulu

logistikos (Yun). ussal

Logos (Yun.) us; söz

Lebensnot (Alm.) yaşamsal zorunluk

Liebestod sevgi ölümü


magnum opus baş yapıt

mandat mandate resmi bir yönerge ya da buyruk; seçilmiş bir kuruma verilen destek ya da görev

Medici İtalya’da onaltıncı yüzyılda bankerlik, tecim, politika, sanat vb. gibi ilgileri ile ünlü bir aile
meditasyon meditation usu tüm yabancı/dışsal etkilerden yalıtarak kavramsal düşünme
meliorist dünyanın insan çabasıyla iyileştirilebileceğine inanan

meta-fenomenal fenomen ötesi

metafizik fizik-ötesi, metaphysics

metapsikoloji ruhbilimötesi; ruhçözümleme kuramı; genel ruhbilim kuramı; anlık ve beden arasındaki ilişki gibi görgül ruhbilim yasalarının ötesine giden felsefi soruların incelenmesi; ruhbilim için genel yasalar saptama girişimi

metempsikosis Ruhun bir bedenden bir başkasına göçü öğretisi

metexis (Yun.) katılma

mimesis (Yun: mimeisthai) öykünme
monograf tek bir konu ile ilgilenen yazı, deneme

momentum devinirlik

monas (Yun.) bir, birim


Naturwissenschaften (Alm.) doğa bilimleri

nickelodeon Beş sent ile çalışan ‘devinen resim’ kutusu

noesis (Yun.) arı us, kuramsal bilme yetisi; Platon'da İdeaları bilen yeti

noetos (Yun.) düşünülür, anlaşılır (oratos=görülür, algılanır)

nomos (Yun.) yasa

non-ens varolmayan, yokluk
nous us, anlık

nous-theos anlık-tanrı

numen görüngü karşıtı: ‘duyulur’ değil ama ‘anlaşılır’ varlık
; (Henry More’da) bir yeri ya da bir şeyi gözeten bir tanrı, tin


obiter dictum raslantısal söz; geçerken dikkatsizce yapılan yorum

ode ode

okkült gizli

okkültizm büyücülük, falcılık vb.

orata (Yun.) duyulurlar (görülürler)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/2/2009 - FELSEFE TARİHİ

Kategori: FELSEFE

http://www.ideayayinevi.com/felsefe_tarihi/felsefe_tarihi_anasayfa.htm  LİNK-1

http://www.ideayayinevi.com/MB_B/dizgeler/ans_TOPLU_T_A_I.htm LİNK-2


FELSEFE TARİHİ HAKKINDA BİLGİYE ULAŞABİLECEĞİNİZ SİTELER

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/2/2009 - ETİK ÜZERİNE BİR KAÇ SÖZ

Kategori: FELSEFE

ETİK ÜZERİNE DÜŞÜNCELER



                
HUME

Ahlak bireyin kişisel bir görüş sorunudur. Ahlak her birey için kendi formüle ettiği ilkelerden ya da değerlerden oluşur. Ahlaksal ilkeler kamuoyu ile görelidirler. Toplumun onayladığı törel ölçütler ahlaksaldır, onaylamadığı ahlak dışı .

KANT

İyi ya da kötü, meydana gelen eylem değildir. İstenç iyi ya da kötü olur. Bu istek ussal, özerk bir istenç aracılığıyla anlığın içinde saptanabilir.

FICHTE

Tanrı evrenin ahlaksal düzenini oluşturur ve düzenler Tanrı evrensel "ben"dir.

HEGEL

Toplumsal törellik üç aşamada gelişir. 1- Aile 2- Toplum 3- Devlet Ailede iki kişi, bir kişilik olur. Bir birey gerçek doğasını ve varlığını ancak başkalarında bulur. İlk olarak eşinde, ve sonra daha büyük toplumda, eşdeyişle aile, topluluk ve devlette ilişkileri genişledikçe yaşamı öncekine göre daha doyum verici ve tam olacaktır. Bir birey gizil bir kişidir. Aile, topluluk ve devlet ile ilişkiye girdikçe gerçek kişi olacaktır.

SCHOPENHAUER

Dünyanın etkin çabası iyi değil kötüdür. Mutluluk, kötülüğün ve acının geçici yokluğunda oluşur. Örnek hayvanlar dünyasındaki yaygın yabanilik, evrende kötülüğün ağır bastığını gösterir, çünkü bir hayvanın bir başkasını yemeden aldığı haz kurban tarafından çekilen acı ile orantılıdır.

JOHN STUART MILL

Hazları sadece nicelik olarak sınıflandırıyor, ayrıca nitelik olarak da ayırıyordu. Üstelik hazzın niteliği, niceliğinden daha önemlidir. Niteliği daha çok, haz, niceliği daha çok haz yerine tercih edilebilir. Örnek: 1- İnsan-domuz 2- Budala-anlıklı insan Bu iki örnekte de, hangi hazzın daha iyi olduğuna daha bilinçli olan karar verecekti. SPENCER 1800'lerin sonu Yaşam, içsel ilişkilerin, dışsal ilişkilere sürekli ayarlanışıdır. İnsan toplum halinde örgütlenerek, ilişkilerini belirler. Bu kuşaklar boyu aktarılarak o toplumun ırasalı olur. Bu süreç her toplumda farklı olduğu için, her toplumun ahlaksal değerleri de farklıdır. Yabanıllar bu etmen nedeniyle ahlaksal olarak Avrupalılardan daha aşağıdırlar.

NİETZSCHE

İki ahlak tipi tanımladı 1- Efendi Ahlakı: Aristokratik ırkların (örn; Romalılar) ahlakı 2- Köle Ahlakı : Aristokratik sınıfa köle ya da boyun eğme biçiminde yaşamış sınıfların ahlakı (örn; Yahudiler) Aristokratlar diyordu Nıetzsche, doğal üstün yeteneklerini ve saldırgan içgüdü ya da dürtülerini uygulayarak egemenler olmuşlardır. Cinsiyet içgüdüsüne ve erk istencine büyük değer verirler. Saldırgan içgüdülerini gizlemek ya da sınırlamaz ama onları açık eylemde anlatırlar. Saldırgan dürtülerini açığa vurdukları için düşmanlarına karşı diş bilemez ama onları kolayca bağışlarlar. Gerçekte bağışlayacakları hiçbir şeyleri yoktur çünkü bağışkanlığı gerektirecek hiçbir kötü duygu barındırmaz ve gerçek aristokratlar ve üstün kişiler olarak, giderek onalar zarar verenleri bile onlara zarar verenleri bile sevebilirler. Açık kavgayı severek karşılar, onun kişiliği geliştirdiğini ve düşmanlarından çok şey öğrendiklerini kavrarlar; iki yandan birini kötü değil ama ya üstün ya da aşağı olarak görürler. Köle yada boyun eğen sınıf ise aristokrat sınıfla eşit terimlerde dövüşme yeteneksizliğine içerlemeden doğan bir törel anlayışı benimsemiştir. Üstün sınıfın gücüne direnebilmek için, kölelerin sincice ve çapraşık taktiklere başvurmaları gerekmiştir. Üstün aristokratları kendi aşağılık düzeylerine indirebilmek için demokrasiyi, kadınsı ölçünleri ve eşitlik ilkesini geliştirmişlerdir. Başkaları üzerine dayatmaya çalıştıkları gelişmiş dinler uydurmuşlar, bu yolla günah ve kötülük kavramlarına başvurarak ve Tanrının sözcüleri pozuna giren ve üstün aristokratlardan boyun eğmelerini isteyen rahiplerin hizmetlerini kullanarak onları denetlemeyi amaçlamışlardır. Bu aşağı insanlar kötü gördükleri tüm yaşam verici iç güdüleri bastırırlar; cinsiyet iç güdüsünü bayağılaştırır ve erk için saygı yerine alçak gönüllük aşılarlar. Her edimleri baskılanmış içerlemelerini anlatır. Üstün-İnsan Üstün insan; iyinin ve kötünün ötesindedir. " " ; mevcut ahlaksal düzeni yadsıyarak, kendi değerlerini yaratır.

BERGSON

İki tip ahlak vardır. 1-Kapalı: Birey toplum içinde geçerli olan tüm ahlaksal değerlere boyun eğer ve tam uyum içine girer. 3- Açık: Birey kendisi için, özgür bir ahlak anlayışı gösterir. Devrimsel bir ahlaktır ki katı, duruk, dışsal olarak dayatılmış kapalı biçimde daha yüksel bir düzeyde esin ve sezgi tarafından güdülür.

MARXİZM

Marxzim ahlaka ilişkin görüşü paradoksaldır. Bir yanda ahlakın ideolojinin bir biçimi olduğu söylenir, öte yandan Marxizmi benimseyen çoğu insanın, (kapitalist ülkelerde) ahlaki nedenlerle Marxist olduğu ileri sürülebilir. Ahlak konusunda Marxizm dine bakışının tamamen benzeri bir görüş savunur. Ahlaksızlığı oluşturan koşullar terk edilirse, ahlaksızlıkta yok olur. Kıtlık ve sınıf çatışmasını ortadan kaldırır, ahlaksızlıkta ortadan kalksın. Denebilir ki Marxizmin bir öğretisinden çok, Marxizme ulaşma yöntemi anlamında bir ahlak öğretisi vardır.

PRAGMATİZM

Ahlakın hedefi, insan gereksinim ve isteklerinin karşılanması, insanların ahlaksal duyarlıkta sürekli olarak gelişmesi ve daha iyi bir toplumun oluşmasıdır. Saltık iyi ve saltık kötü yoktur. Önceden ahlaksal yasalar belirlenim, bunlara ulaşmak için çalışılmalıdır. Ahlaksal yasalar fiziksel yasalara benzetilebilir, çünkü formüller olarak hizmet ederek verili koşullar altında, belli karşılıkları vermede bize yol gösterirler. "Tüm ahlak toplumsaldır" İnsan ahlaksal yükümlülükler üstlenmeksizin bir toplumda yaşayamaz.

İDEALİZM & BRADLEY

Törel hedef "kendi"nin, yüksek ya da evrensel "kendi"ye ulaşılmasıdır. İnsan kendini sonsuz bir bütünün öz-bilinçli bir üyesi olarak, o bütünü kendi içinde olgusallaştırarak olgusallaştırır.

YENİ TOMİSTİZM & MARİTAİN

İnsan doğal olarak arama eğiliminde olduğu iyi bir ereğe yönelir ve insan çabasının hedefi iyilik ve kötülükten bütünüyle arı olan Tanrıyı sevmektir İnsan ahlaksal edimlerini akılla kontrol etmeli ve sağgörü ile yönlendirmelidir. İnsan bu yolla Tanrıya ulaşabilir ve buda son hedeftir çünkü Tanrı yalnızca iyilik taşır.

KAYNAK SİTE : http://www.necatiltas.net/etik.html

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->
Sitenizesayac.com

Link: Faruk Demir Sari Saclim Mavi Gozlum Video Klip










Hakkımda

BAŞARININ BİNLERCE BABASI VARDIR LAKİN CAHİLLİK YETİMDİR (Succes has a thousands father , but failure is an orphan)

Kategoriler

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım
denetci
serkantuncer
egitimdenetimi
kaynastirmasinifi
uyumoptik

This website is worth

What is your website worth?