tebesirtozu 40 Takipçi | 13 Takip

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ ÜZERİNE BİR KAÇ KELAM

2012-03-04 22:49:41

YOLUNA CAN KOYDUĞUMUZ YA DA SOFRAMIZDA YERİ

ÖKÜZDEN/ARABADAN SONRA GELEN KADINIMIZIN GÜNÜ 8 MART!

Mehmet TUNÇER

Eğitimci  

Merhaba sevgili dostlar. Gün içerisinde cep telefonuma gelen bir mesajda  “08 Mart 2012 tarihinde Ankara Kadınhanılılar Platformu Derneği Kadın ve Aile Komisyonunun Düzenleyeceği bayan (şimdilerde bu kelimeye de çok kızıyorlar) hemşerilerimize yönelik etkinliğin Tek Vakfı Sosyal Tesislerinde saat 13.00 da yapılacağı yazıyordu. Ne güzel bir etkinlik dedim ama sadece kadınlar katılacakmış; yine kendileri söyleyip kendileri dinleyecekler; verilen mesajlar kadından kadına olacak; akşam da eşleri hanım bu gün neler yaptın dediğinde (derse eğer); herhalde kadın olmaklığımın haklarını öğrendim diyemeyecekler! Ya da çok güzel eğlendik yedik içtik de diyebilirler. Ülkemin kadınlarının ille de sorunu olacak değil ya. 

Latife bir yana sevgili dostlar günün anlam ve önemine binaen bir şeyler karalamak geldi aklıma ve google arama motoruna “kadın” yazdığımda karşıma ilk çıkan siteler ve içerikler şunlar oldu; moda, cilt bakımı, makyaj, güzellik, diyet, nasıl kilo verirsiniz, cinsel sağlık, doğum, alışveriş, elbise, manikür, pedikür, kadınların kendini koruması için dövüş sanatları, kadın sürücülerin trafikteki hataları… bu tip içerik dördüncü sayfa da “mor çatı derneği”nin sitesiyle sekteye uğrasa da ilerleyen sayfalarda yine aynı türden içeriklerle karşılaşmak mümkün; bir de görselleri göreyim dedim “kadın”a ait. Orası da yine tüketim, makyaj, doğum, cinsellik vb. konuları ilk sayfada sunuyor.

Bu durumdan çıkarılacak sonuç nedir sizce?

Kadın bir meta mıdır?

Hedef kitle midir?

Saçı uzun… mudur?

Kötü bir sürücü müdür?

Sadece internet değil kadını metalaştıran televizyon dizileri, reklamlar, hatta haber spikerleri ve spor spikerlerinin durumu dahi kadını metalaştırmıyor mu sizce?

Son yıllarda kapitalizmin mabetleri alış veriş merkezlerinde kaç erkek kasiyer ya da reyon sorumlusu gördünüz? Hele bankalarda. Arayın Call Center’ları yüzde 90 kadın sesi duyarsınız.

Acaba neden diye sormalı mı? Yoksa ekmek parası deyip geçmeli mi?

Acaba Nazım’ın dediği gibi;  sofradaki yeri öküzümüzden sonra mı gelir kadının?Şimdilerde arabamızdan sonra gelen; yahut D. Asena'nın dediği gibi; Adı Yok mu? Kadınlarımızın.

Bu sorulara ben katılmıyorum desem de “hayat şartları denilerek, sistemin çarklarında ezilen yok edilen, hatta erkekleştiren bu sistem kadınımızı aslın da bizim koynumuzdan çekip almakta değil mi?

Yoluna bir can koyduğumuz ve gökte ararken yerde bulduğumuz kadınımız, yavuklumuz, al yazmalımız, hangi bilinmeze doğru çekilmekte; gittikçe kadın erkeğinden erkek de kadınından uzaklaştırılmıyor mu sizce?

Ne diyordu Bedri Rahmi Eyüboğlu o güzel şiirinde;

Karadutum, çatal karam, çingenem

Nar tanem, nur tanem, bir tanem

Ağaç isem dalımsın salkım saçak

Petek isem balımsın ağulum

Günahımsın, vebalimsin.

Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan

Yoluna bir can koyduğum

Gökte ararken yerde bulduğum

Karadutum, çatal karam, çingenem

Daha nem olacaktın bir tanem

Gülen ayvam, ağlayan narımsın

Kadınım, kısrağım, karımsın.

 

Kadın ve kadına dair şeylere bir erkek olarak sadece bu cepheden bakmak da sorunlu belki de?

Gelelim 8 Mart 1857 ye; wikipedia.org sitesinde şunlar yazıyor Kadınlar Günü için;

“8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, tüm dünya emekçi kadınlarının kutladığı uluslararası bir gündür. Türkiye'deki sosyalist çevreler bu günü "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" adıyla kutlama taraftarıdırlar.

8 Mart 1857 tarihinde ABD 'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 10.000'i aşkın kişi katıldı.

26-27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarkanın’nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın "Internationaler Frauentag" (International Women's Day - Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

İlk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı ve değişen tarihlerde fakat her zaman ilkbaharda anılıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921'de Moskova’da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı'nda gerçekleşti. Birinci ve ikinci dünya savaşı yılları arasında bazı ülkelerde anılması yasaklanan Dünya Kadınlar Günü, 1960'lı yılların sonunda ABD de anmaya başlanmasıyla daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977tarihinde 8 Mart'ın "Dünya Kadınlar Günü" olarak anılmasını kabul etti. Birleşmiş Milletlerin sitesinde günün tarihine ilişkin bölümde, kutlamanın New York'ta ölen işçilerin anısına yapıldığı yazılmamıştır.

Türkiye'de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında ve onu izleyen yıllarda daha yaygın ve yığınsal olarak kutlandı, kapalı mekânlardan sokaklara taşındı. "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programından Türkiye'nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapıldı. 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi'nden sonra dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmadı. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından "Dünya Kadınlar Günü" kutlanmaya devam ediliyor.

Kadına karşı şiddet hakkında dünya geneli veriler şöyledir:

  • Kadınlara karşı şiddet dünyada en yaygın, ancak en az cezalandırılan suçtur.
  • Birçok çalışan kadın iş yerinde tacize (mobbing) uğramaktadır. (1)
  • Tahminlere göre 113 ile 200 milyon arasında kadın demografik olarak “kayıp” (yok) görünmektedir. Ya doğar doğmaz öldürülmüşler (erkek çocuğun kız çocuğa tercih edilmesi) ya da erkek kardeşleri ve babalarıyla eşit derecede gıda ve tıbbi olanaklara ulaşamamışlardır.
  • Fuhuşa zorlanan ya da bunun için satılan kadınların sayısı yılda 700.000 ila 4.000.000 arasındadır. Cinsel kölelik düzeninden elde edilen kazançlar yılda tahminen on iki milyar dolardır.
  • Küresel olarak, on beş ile kırk beş yaş arası kadınlar, kanser, sıtma, trafik kazaları ve savaşlardan daha ziyade, erkek şiddetinin sonucu hayatını kaybetmekte veya sakatlanmaktadır.
  • En az üç kadından biri dövülmüş, cinsel ilişkiye zorlanmış ya da hayatı boyunca başka türlü suistimal edilmiştir (tecavüz, kötü davranış). Genellikle, suistimal eden kişi aileden bir üye ya da kadının tanıdığı bir kimsedir. Ev içi şiddet, bölge, kültür, etnik köken, eğitim, sınıf ve din ne olursa olsun kadınlara karşı en yaygın suistimal şeklidir.
  • Sistematik tecavüz yeryüzündeki birçok çatışmalarda bir terör silahı olarak kullanılmaktadır. Ruanda soykırımı (1994) esnasında 250.000 ila 500.000 kadının tecavüze uğradığı tahmin edilmektedir.
  • Araştırmalar, kadına karşı şiddet ile HIV virüsü arasında yükselen bağlantıyı göstermekte ve HIV bulaşmış kadınların daha fazla şiddete maruz kaldıklarını, şiddet kurbanlarının da HIV bulaşma risklerinin daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır.(2)

 

Son olarak yine internette rastladığım kadın gözüyle ve kadın sözüyle kadına ait birkaç sözle sonlandırmak istiyorum “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” hakkındaki yazımı. 

Kadını yazmak mı? O zaten imkânsız. J 

“Ve biz kadınlar

Nazım'ın dizelerinde, sofradaki yeri öküzümüzden sonra gelen, Duygu Asena'ya göre; adı olmayan kadınlarımız

Biz kadınlar; erkeğin kaburga kemiğinden yaratıldığı ileri sürülen, Adem'i Cennet'den kovdurtan Havva'nın kızları

Biz kadınlar; zorda kaldığında kendini savunurken ya da erkeğine saldırırken, dişiliğini de kişiliğini de silah diye kullanan biz kadınlar, cins-i latifler

Gözyaşlarıyla erkeği kaçırtan da kandıran da

Dilberliğiyle erkeği ağlatan da, aldatan da

Biz kadınlar; sınırsızca kıskanç, kaprisli, ama sınırsızca sevecen, özverili

Öldüren de, güldüren de

Rezil de eden, vezir de eden

Biz kadınlar; eksik etek, kaşık düşmanı

Biz kadınlar; erkeğin baştacı, gönül yoldaşı

Biz kadınlar; ne alabildiğince özgür, ne de ezik

İşte böyle biryerlerde”(3)

 

Sağlıcakla kalın.

Gününüz kutlu yarınız hep umutlu ve gül kokulu olsun.

Mehmet TUNÇER

 

Kaynaklar:

1. www.mehmettuncer.info

2.http://tr.wikipedia.org/wiki/8_Mart_D%C3%BCnya_Kad%C4%B1nlar_G%C3%BCn%C3%BC

3. http://www.frmartuklu.net/ozel-gun-ve-geceler/116728-dunya-kadinlar-gunu-ile-ilgili-yazilar.html

 

 

631
0
0
Yorum Yaz